Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Yürütebileceğimiz İlişkilerin Sınırlandığı Sayı: Dunbar Sayısı

Gülnur Şener
9 dk
912

Hayatımız boyunca birçok insanla iletişim kurmak, beraber çalışmak, belirli ortamları paylaşmak durumunda oluruz. Her biriyle belirli bir iletişim biçimi geliştirmeye çalışsak da hepsini güzel yürütemeyebiliriz. Sosyal varlıklar olsak da yürütebileceğimiz ilişki sayısının sınırlı olabileceğini düşündünüz mü hiç? Ya hayatımıza yalnızca belirli sayıda insan almamız gerekiyor ve fazlasına kapasitemiz yok ise? Yürütebileceğimiz ilişkilere dair sınırlayıcı bir sayı olarak iddia edilen Dunbar sayısını daha önce duymuş muydunuz? Dunbar sayısı teorisi, aynı anda yalnızca yaklaşık 150 ilişki kurabileceğimizi iddia ediyor. Peki ya bugünün sosyal medya dünyasında da bu teori doğru mudur?


Dunbar Sayısı Teorisi Nedir ve Nasıl Ortaya Çıktı?

İngiliz Antropolog Robin Dunbar, primatlar üzerinde yaptığı çalışmalarla beyin büyüklükleri ile grup büyüklükleri arasında bir oran olduğunu sonucuna ulaşmıştır. Bu oran, beyin görüntüleme ve primatların önemli bir sosyal davranışı olan tımar için harcanan zamanın gözlemlenmesi sonucu elde edilmiştir. Primatlar arasında tımarlama en yaygın davranışlardan biridir. Tımarlamadan kasıt bir sıra halinde toplanmış primatların dikkatle birbirlerinin saçlarını karıştırarak bulabildikleri besin niteliğindeki canlıları yemeleri eylemidir. Birçok primat türünde yaygın olan tımar ritüeli, hem onları sağlıklı tutmaya hem de sosyal yapıları ve birbirleri arasındaki bağları güçlendirmeye olanak sağlar.

Dunbar hipotezi, neokorteksin yani beynin biliş ve dille ilişkili kısmının sosyal ilişkileri idare etmede çok önemli bir rol oynadığı üzerine geliştirilmiştir. Hipotezde neokorteksin büyüklüğünün ve primat beyinlerinin takip edilip primatın sürdürebileceği istikrarlı sosyal ilişkilerin sayısı için bir üst sınır belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaları sonucu Dunbar, neokorteksin bedene göre boyutunun uyumlu bir sosyal grubun boyutuyla bağlantılı olduğu sonucuna varmıştır. Bu oran, bir sosyal sistemin olası karmaşıklıkların üstesinden gelebilme kapasitesi şeklinde görülebilir.


Dunbar ve meslektaşları, bu temel prensibin insanlardaki uygunluğunu araştırmak için grupların ayrılmadan önce ne kadar büyük oldukları da dahil olmak üzere, grup büyüklükleri hakkındaki tarihsel, antropolojik ve çağdaş psikolojik verileri incelemişlerdir. Bunun sonucunda 150 sayısı etrafında dikkate değer bir tutarlılık olduğu sonucuna varmışlardır. Avcı-toplayıcı topluluklar, askeri birlikler, işletmeler, on sekizinci yüzyıl ve Neolitik köyler dahil olmak üzere yüz ila iki yüz arasında değişen insan topluluklarının gözlemleriyle, 150 kişilik insan grubu büyüklüğü doğrulanmıştır. Aynı 150 sayısı, primatlarda grup boyutu ile nispi neokorteks boyutu arasındaki ilişkide oluşturulan regresyon (analiz metodu) ile de elde edilmiştir. Grup boyutu ile göreli neokorteks boyutu arasında böyle bir korelasyon olduğu birkaç çalışmada da tekrarlanarak açıklanmıştır. Benzer mantık kullanılarak, göreli neokorteks boyutu yerine göreli beyin boyutunu analiz eden ek çalışmaların sonucunda da bu korelasyon gözlemlenmiştir.

Tüm bu çalışmalar sonucunda Dunbar sayısı teorisi, biz insanların da aynı anda yalnızca yaklaşık olarak 150 ilişki yürütebileceğimizi iddia eder. Bu teori yaklaşık 150 kişilik insan gruplarında bilişsel bir sınır olduğu fikridir. Bu sınırın temel nedeni, grup uyumunu sürdürmek için bireylerin kendi gereksinimlerini karşılayabilmeleri ve gruptaki diğer bireylerle davranışlarını koordine edebilmeleri gereğidir.

Dunbar'a ve etkilediği birçok araştırmacıya göre, bu 150 kuralı, erken avcı-toplayıcı toplumların yanı sıra şaşırtıcı bir dizi modern gruplar için de geçerlidir. Örneğin; ofisler, fabrikalar, konut kamp alanları, askeri organizasyonlar, on birinci yüzyıl İngiliz köyleri ve hatta davet kartı listelerinde dahi 150 sınırlayıcı sayısınının aşılması durumunda, bu ağın uzun süre dayanmasının veya iyi bir şekilde yürütülme olasılığının oldukça düşük olduğu görülmektedir.

Dunbar teorisinde yalnızca 150 sayısına odaklanılmamış, sosyal beyin hipotezi içinde başka sınırlayıcı ortalama sayıların olduğu da ortaya atılmıştır. Teoriye göre, en dar çemberde sadece 5 kişi vardır. Bunlar sevdiğimiz insanlardır. Sonraki çemberler de 15 iyi arkadaş ve 50 arkadaş bulunur. Sonraki çemberde ise anlatıldığı üzere 150 anlamlı ilişkiden söz edilir. En dış çemberde ise 500 tanıdık ve 1500 de tanıyabileceğiniz kişilerden oluşan ardışık katmanlardan söz edilir. İnsanlar hayat boyunca bu katmanların içine veya dışına göç ederler. Ancak yeni giren herkes için bu katmanlarda bir alan açılması gereklidir. Dunbar, bu sayı katmanlarının neden beşin katları olduğundan emin değildir. Ancak "Bu beş sayısı genel olarak primatlar için doğru görünüyor" şeklinde açıklamalar yapmıştır. Tabii ki, tüm bu sayılar yalnızca bir aralığı temsil eder. Dışa dönükler daha geniş bir ağa sahip olma eğilimindeyken içe dönükler daha küçük bir iletişim havuzuna odaklanır. Bunun yanısıra kadınların genellikle en yakın katmanlarda biraz daha fazla ilişkisi olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca Dunbar, gerçek hayatta bu katmanları belirleyen şeyin insanları görme sıklığımız olduğunu belirtmiştir. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur mu bilinmez ama bu iletişim katmanlarının dışa doğru ilerlediği Dunbar tarafından dahi belirtilmiştir.

Dunbar Teorisi Üzerine Farklı Düşünceler

Günümüzde bazı kuruluşlar Dunbar teorisini ciddiye almış ve 150 sayısı üzerinden düzenlemeler yapmıştır. Örneğin İsveç Vergi Dairesi, ofislerini 150 kişi eşiğinde kalacak şekilde yeniden yapılandırmıştır. Bunun yanısıra Dunbar’ın sosyal beyin hipotezine herkes katılmaz. Bazıları, sosyal etkileşim için sihirli bir sayı türetme olasılığına şüpheci yaklaşır. Yine de topluluklar ve gelişimleri üzerine düşünmek için faydalı bir araştırma olabileceği düşünülmüştür. Sosyal ilişkilerde sınırlayıcı bir sayının bulunabileceği konusunda hemfikir olanlar arasında ise bu sayının 150 olmadığını düşünenler bulunur. ABD'deki çeşitli sosyal gruplar üzerinde yapılan araştırmalar, sosyal ağlarının 190 civarında kümelendiğini göstermiştir. Fakat bu sayıların, aykırı değerler tarafından önemli ölçüde çarpıtılmış olabileceği de birçoğuna göre çok muhtemel görülüyor. Dunbar teorisine metodolojik gerekçelerle getirilen eleştiriler de vardır. Primatların beyin boyutlarının, sosyal karmaşıklığının yanı sıra başka faktörler tarafından da etkilenebileceği görüşü üzerinden bu eleştiriler getirilir. Bir İngiliz-Hollandalı araştırma ekibi, neokorteksin sınırlı olmasına rağmen, sosyal kapasitenin farklı kültürel ortamlarda ve farklı teknolojilerin yardımıyla genişletilebileceğini savunmuştur.

Dunbar teorisi için sorulabilecek en çetin sorulardan biri ise çağımızda gelişmiş internet kültürünün insanlar arasındaki ilişkileri dönüştürme şekline rağmen 150 sınırlayıcı sayısının geçerliliğini koruyup koruyamaması yönündedir.

Bugünün Sosyal Medya Dünyasında da Dunbar Teorisi Geçerli Mi?

Ortalama bir insanın elinde tutabileceği arkadaş ve tanıdık sayısının iyi tanımlanmış sınırlarının oluşu birçok insana göre mantıklıdır. Ancak bu sınırların, binlerce takipçisi olan sosyal medya profillerine veya çevrimiçi forumlara sahip olmanın yaygın olduğu günümüz dijital dünyasında da aynı olup olmadığı sorusu karmaşıktır. Çoğu kişinin sahip olabileceği sınırlı sayıda arkadaşı olması mantıklıdır. Şüpheli olan şey ise bu kapasitenin, insanların sürekli değişen çevrimiçi etkileşim biçimleriyle genişletilip genişletilmediğidir.


Şimdiye kadar Dunbar ve meslektaşlarının çevrimiçi ilişkiler üzerine yaptığı araştırmalar, bunların sayısal kısıtlamalar açısından çevrimdışı ilişkilere benzer olduğunu öne sürmüştür. Dunbar ve meslektaşları bu çıkarımda bulunabilmek için Facebook'ta, ortak grupların sayısı ve gönderilen özel mesajlar gibi faktörleri kullanarak, bu bağların gücüne karşı sayılarını haritalamak için araştırmalar yapmışlardır. Dunbar, insanların Facebook'ta 150'den fazla arkadaşı veya Twitter'da 150'den fazla takipçisi olduğunda, bunların normal dış temas katmanlarını veya düşük riskli bağlantıları temsil ettiğini öne sürmektedir. Yani bunların yalnızca 500 ve 1500 şeklinde tamınlanan en dış katmanlarda olduğu düşünülmüştür. Çevrimiçi anonimlik olasılığı bile Dunbar'a çevrimdışı dünyadan önemli ölçüde farklı görünmemiştir. Dunbar, anonim internet etkileşimlerini Katolik kilisesindeki günah çıkarma yerlerinin kullanımına benzetmiştir. Bu ilişkiyi “Yakın bir ilişki değil ama yarı yabancılar arasındaki mahremiyetin kabul edildiği bir ilişki olarak” tanımlamıştır. Öte yandan Dunbar, "Sanal bir omuzda ağlamak son derece zor." diyerek internet ilişkilerinin fiziksel ve gerçek zamanlı olmayan doğasının, gerçek dünya ilişkilerine anlamlı şekilde meydan okuyamayacakları savunmuştur. Çünkü Dunbar’a göre iletişim için kritik olan sözlü olmayıp yüz yüze aktarılabilinen bilgiler ve duygulardır.

Sonuç olarak, Dunbar ve ekibi insanların çevrimiçi dünyasının yapısına baktıklarında, diğer tüm bağlamlarda elde ettikleri katmanların neredeyse aynısını gözlemlerdiklerini belirtiyorlar. Buradan da insan zihninin, herhangi bir zamanda ve zeminde yürütebileceği ilişki sayısına kısıtlamalar getiren temel faktör olduğu sonucuna varmışlardır.

Kaynakça
  1. https://www.bbc.com/future/article/20191001-dunbars-number-why-we-can-only-maintain-150-relationships#:~:text=According%20to%20British%20anthropologist%20Robin,studies%20of%20non%2Dhuman%20primates.
  2. https://www.science.org/content/article/surprising-side-effect-monkey-grooming#:~:text=It's%20a%20familiar%20image%3A%20a,reinforce%20social%20structures%20and%20bonds.
  3. Dunbar, R. (2023, May). The Social Brain Hypothesis Thirty Years On: Some Philosophical Pitfalls of Deconstructing Dunbar’s Number. In Annales Academiae Scientiarum Fennicae (No. 1, pp. 8-27).
  4. Lindenfors, P., Wartel, A., & Lind, J. (2021). ‘Dunbar's number’deconstructed. Biology Letters, 17(5), 20210158.
  5. De Ruiter, J., Weston, G., & Lyon, S. M. (2011). Dunbar's number: Group size and brain physiology in humans reexamined. American anthropologist, 113(4), 557-568.
  6. Gonçalves, B., Perra, N., & Vespignani, A. (2011). Modeling users' activity on twitter networks: Validation of dunbar's number. PloS one, 6(8), e22656.

Benzer Makaleler
Herkesten Üstün Olduğunu Zannetmek: Narsizm
Görgülü Kuşlar Neden Gördüğünü İşler?
“Öpeyim De Geçsin!” Sözü Bilimsel Bir Gerçekliğe Sahip Olabilir Mi?
“Her Şey Senin Kafanın İçinde!”: Dijital İletişimde Şiddet
Öfke Duygusu Hedefinize Ulaşmanızı Kolaylaştırır Mı?
Şarkılar Neden Aklımızda Bozuk Plak Gibi Çalıp Durur?
Nostalji Sevmeye Programlı Olabilir Misiniz?
Düzeni Sağlamak; Kırık Camlar Teorisi
Parkinson Yasası  Nedir?
Cahil Cesareti: Dunning-Kruger Sendromu
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER