Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Talidomid Faciası: Doğuştan Sakatlıkların Hikayesi

Esra Nur ELMAS
7 dk
1286

“Sen mi kurtaracaksın bu ülkeyi?” sözünü duymuşsunuzdur. Bu söz genelde karşıdaki insanın çalışmasının gereksiz olduğunu belirtmek için kullanılır. Bu sözü kullanan insanlar, tıp tarihindeki korkunç bir ihmalin ülkelerine gelmemesi için çabalayan bilim insanlarını tanımamışlar demektir. Bu yazımızda ihmaller yüzünden binlerce çocuğun sakat doğmasına neden olan Talidomid ilacını ve bu ilacın yayılmasını engellemeye çalışan bilim insanları hakkında bilgileneceğiz.

Talidomid İlacı Nedir?

Talidomid, azot ve karbon omurgası üzerine inşa edilmiş bir moleküldür. 1950'lerde Batı Alman ilaç şirketi Chemie Grünenthal GmbH tarafından geliştirilmiştir. Başlangıçta sakinleştirici olarak düşünüldü ancak kısa süre sonra hamilelerde soğuk algınlığı, grip, mide bulantısı dahil olmak üzere çok çeşitli diğer rahatsızlıkların tedavisinde kullanıldı.

Talidomid dünya çapında 46 ülkede farklı isimlerle pazarlandı ve dağıtıldı. Örneğin ilaç İngiltere ve Avustralya'da Distaval olarak biliniyordu ancak Avrupa'da Softenon ve Almanya'da Contergan olarak adlandırılıyordu. Talidomid dünyanın en çok satan ilaçlarından biri haline geldi ve Kasım 1961'de yasaklanana kadar yoğun bir şekilde pazarlandı ve tamamen güvenli olduğu ilan edildi.


İlk testler sırasında, şirketteki araştırmacılar, test hayvanlarına öldürücü dozda ilaç vermenin neredeyse imkansız olduğunu buldu. Büyük ölçüde buna dayanarak ilacın insanlara zararsız olduğu kabul edildi. O dönemde, günümüzdeki ilaç firmalarının uymak zorunda olduğu güvenlik önlemleri hemen hemen yoktu. Hatta ilaçların fetüsü etkileyebilme ihtimali konusunda çok az bilgi vardı. Bu dönemdeki yoğun ihmal ve bilgi eksikliği nedeniyle, kadınlar kendilerini daha iyi hissetmek için haklı olarak bu ilacı kullandılar.


Talidomid İlacının Olumsuz Etkilerinin Ortaya Çıkması

Ama bu süreçte bir sıkıntı vardı. 1959'da talidomide kullanan kadınların bir kısmının çocuklarının sorunlu doğduğu fark edildi. Bu dönemde, Talidomide'nin belirli gebelik günlerinde alınmasının belirli sorunlara neden olduğu bilinmiyordu.

Örneğin, gebeliğin 20. gününde ilaç alan kadınların bebeklerinde beyin hasarı oluşuyordu. 21. günde alınırsa göz hasarı, 22. günde kulak ve yüz hasarı meydana geliyordu. 24. günde alınırsa, bebekte kolların oluşmadığı görülüyordu. 25 ila 28. günler arasında alınırsa, bacaklar gelişmiyordu. Ayrıca bu bebeklerde periferik nöropati denilen çevresel sinir sistemi hasarı yaşanıyordu.

Kimi zaman doğduklarında parmakları eksik veya fazla sayıdaydı, kimileri felçli olarak doğuyordu ve hayati organları hasarlı bir şekilde dünyaya geliyorlardı. Bu bebeklerin çoğu doğduktan birkaç gün sonra hayatlarını kaybediyordu.

Doktorlar bu olumsuz gelişmeyi hızla fark ettiler ve ilaçla ilgili şikayetleri raporlamaya başladılar. İlk başta firma bu şikayetlere kulak asmadı ve ilacı geri çekmeyi düşünmedi. Ancak sonunda, artan sorunlu doğum vakalarının yol açtığı baskı o kadar büyük hale geldi ki, 1961 yılında ilaç piyasadan kaldırıldı. Buna rağmen bazı ülkeler birkaç yıl talidomide erişim sağlamaya devam etti. İlaç bu ülkelerde tespit edilebildiği kadarıyla 90.000’ den fazla düşüğe ve 10.000’den fazla sakat ve ölü doğuma neden olmuştur. Bu ilaç o yıllarda Doğu Almanya, Türkiye’ye ve ABD’ ye girmemiştir.

Talidomid Faciası ABD’ de Nasıl Önlendi?

ABD’de Talidomid faciasını önleyen kahraman bir bilim insanından söz etmemiz gerekir: Frances Oldham Kelsey. Aslında Amerikan ilaç firmaları mucize olarak bahsedilen 20 Avrupa/Afrika ülkesinde ve Kanada'da onay almış bu ilacı kaçırmak istemediler. Ama o zamanlarda Amerika ilaçlar konusunda hazırlıklıydı. Gıda ve İlaç Başkanlığı yani FDA çoktan sağlam güvenlik protokollerini benimsemiş ve nitelikli uzmanlarla iş birliği içindeydi. Bu nedenle, bir ilacın Amerika'da pazarlanabilmesi için, günümüzde olduğu gibi önce hayvanlar üzerinde yapılan 1-2 aşama klinik deneyler ve ardından insan deneyleri gibi aşamalardan geçmesi gerekiyordu.


İlaç ruhsatlarının onaylanmasından sorumlu FDA doktoru Frances Kelsey, ilacı alan hastalarda periferik nöropati raporları göz önüne alındığında ilacın güvenliği konusunda endişeleri vardı, ancak aynı zamanda hamilelik sırasındaki etkilerden de endişe duyuyordu. İlaç firmaları, Kelsey’ e olumlu veriler gönderseler de Frances Kelsey'i ikna edemiyorlardı. Çünkü Kelsey, sadece firmadan gelen verilere bakmıyordu, bağımsız laboratuvarların sonuçlarını da değerlendiriyordu. Kelsey'in itirazları dolayısıyla bu ilaç FDA tarafından onaylanmadı. Dr.Kelsey daha sonra ABD'de talidomid felaketini önlediği için Başkan John F. Kennedy tarafından Üstün Federal Sivil Hizmet Başkanlık Ödülü'ne layık görüldü.


Talidomid Faciası Türkiye’ de Nasıl Önlendi?

Türkiye, ekonomik zorluklar nedeniyle yeni ilaçları genellikle daha geç takip ediyordu, bu yüzden Talidomide ilacının Türkiye'ye ulaşması biraz zaman aldı. Ancak ilaç ülkeye geldiğinde, Sağlık Bakanlığı, o dönemdeki iki akademisyenin sağladığı bilgilere dayanarak ilaca ruhsat vermedi. Bakteriyoloji üzerine uzmanlaşmış veteriner hekim Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Farmakoloji Kürsüsü ‘nün başkanı olan Prof. Dr. Şükrü Kaymakçalan, bu ilacın kullanımına itiraz ettiler. Prof. Kaymakçalan; ilacın toksikoloji test analizlerinin yeterli olmadığını, Prof. Aygün ise talidomid üzerinde yaptığı deneylerde tavuk embriyolarında gelişim problemleri olduğunu söylediler. Bu bilim insanlarımız sayesinde ülkemizde bu felaketten etkilenen bir çocuk dahi olmamıştır.


Talidomid İlacı Günümüzde Kullanılıyor mu?

Tüm bu trajediden sonra, talidomid'in dünya üzerinden tamamen silindiğini ve bir daha asla kullanılmadığını düşünebilirsiniz. Ancak, bu büyük bir yanılgı olurdu, çünkü günümüzde talidomid hala aktif bir şekilde kullanılmaktadır.

Talidomid hakkında binlerce makale yayınlanmış ve birçok özelliği keşfedilmiştir. Yapılan araştırmalar, ilacın aslında bu kadar tehlikeli olmadığını göstermiştir.

Bir molekülde "kiralite" adı verilen bir özellik bulunmaktadır. Kiralite, bir tür ayna simetrisidir. Örneğin, ellerimiz kiral yapıya sahiptir; birbirlerinin ayna simetrisi gibidirler. Ellerimizi birbirinin üzerine tam olarak oturtamayız. Avuç içlerimiz birbirine bakacak şekilde parmaklarımız eşleşse bile, bu defa da avcumuz ve elimizin dış kısmı ters yönlere bakacaktır. Bu simetriye kimyada "kiralite" denir.


Moleküller de kiral olabilir; sağ ve sol el enantiyomorf adı verilen iki farklı yapıya sahiptir. Bu iki yapı birbirinden farklı kimyasal özelliklere sahip olabilir. Thalidomid sentezi sırasında fark edilen şey, bu molekülün kiral olması ve sağ el ve sol el talidomid moleküllerinin eşit oranda sentezlenmesidir. Aslında, sol el talidomid molekülü çok faydalı özelliklere sahiptir, ancak sağ el olanı insanlar için oldukça toksiktir. Bu nedenle, bu yazı boyunca bahsedilen olumsuz sonuçlara neden olan molekül, sağ el talidomid molekülleridir.

Talidomidin bu faydalı sol el versiyonu, 2006 yılında, bir tür kemik iliği kanseri olan plazma hücreli miyelomu tedavi etmek için on yılı aşkın süredir onaylanan ilk yeni ajanlardan biri oldu. Anti-anjiyogenik özelliklere sahip olması nedeniyle talidomid, kanser tümörlerinin metastazını, büyümesini önler.

Bir molekülün farklı simetrik yapılarına sahip olması, bir taraftan dünya genelinde bir felakete yol açarken, diğer versiyonu ise kanser gibi hastalıkların önlenmesinde kullanılabilmektedir.

Ayrıca talidomid faciası, ilaçların denetimi, pazarlaması ve deneme süreçlerinde köklü değişikliklere ve yeniliklere öncülük etmiştir. Olayın ardından FDA (Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) ve diğer denetleyici kurumlar, bir ilacın pazarlanması için, ilacı kullanan bireylerin riskleri anlamalarını sağlayan denetlenebilir bir risk değerlendirme ve azaltma stratejisi olması şartıyla onay vermişlerdir.

Kaynakça
  1. Vargesson N. (2015). Thalidomide-induced teratogenesis: history and mechanisms. Birth defects research. Part C, Embryo today : reviews, 105(2), 140–156. https://doi.org/10.1002/bdrc.21096.
  2. https://www.sciencemuseum.org.uk/objects-and-stories/medicine/thalidomide
  3. Kim, J. H., & Scialli, A. R. (2011). Thalidomide: the tragedy of birth defects and the effective treatment of disease. Toxicological sciences : an official journal of the Society of Toxicology, 122(1), 1–6. https://doi.org/10.1093/toxsci/kfr088
  4. https://www.news-medical.net/health/History-of-Thalidomide.aspx.
Benzer Makaleler
Cezeri'nin Su Çarkı ile Çalışan Su Tulumbaları
Mikroskop Nedir? Mikroskopların Özellikleri Nelerdir?
En Ölümcül Salgın Kara Ölüm
Karanlık Bilim: Biyolojik Silahlar Nasıl Ortaya Çıktı?
Anestezi Keşfedilmeden Önce Cerrahlar Ameliyatları Nasıl Yapıyorlardı?
Tuvaletin İlginç Tarihi
Ölçü Birimleri Nasıl Ortaya Çıktı?
Kan Gruplarının İlginç Keşfi
Orta Çağda Bilim Ve Tıpın Öncüsü: İbn-i Sina
Türk Üçgeni
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER