Konya Bilim Merkezi BilimUp

Sahici Olana Nasıl Yakınlaşacağız?

4 dk
158

Sanat insanın aklına, ruhuna, kalbine ve insanı insan yapan bütün unsurlara zarafet katan, onları derinleştiren, duyarlılıklarını, dikkat ve rikkat düzeylerini artıran; başka türlü görebilme imkanlarını açan bir uğraştır. Sanatla uğraşan bir zihin hayatta karşısına çıkan problemleri sanatın kendi ruhunda ortaya çıkardığı birtakım kazanımlarla çözer. Sanatla iç içe olan bir insanının kendi dışında kurduğu dünyayla olan ilişkisi diğerlerine nazaran daha derinliklidir. Bir şiirin, romanın okuyucusu, bir filmin izleyeni, bir sanat eserinin muhatabı olmak algılama, yorumlama ve ifade etme biçimimizi, hayatla olan ilişkimizi dönüştürür. Bir anlatı bize yeni mümkün dünyalar, başka olasılıklar kurar.

Kültür ve sanatın üretildiği ve takip edildiği alan çok derin özel ve sahih bir alandır. İnsanın ruhuna kalbine, aklına etkisi anlamında kültür sanat insanın üretebildiği en derin anlamlandırma yorumlama ve ifadelendirme biçimidir. Bir şarkı her dinlediğimizde kanımıza karışır, bir şiir dizesi ömrümüz boyunca aklımızdan çıkmaz veya bir tablonun başına geçtiğimizde gözümüzü alamayacak kadar etkileniriz. Dolayısıyla sanatın kendine has gerçek ve çarpıcı bir yanı var.


Söylem İnşa Etmenin Kalıcılığı

Bir sanat eserinin yorumu bir sanat eserinin karşısında bizim hissettiklerimiz izlenimlerimiz birkaç farklı türde olabilir. Bazı insanlar bir filme bir resme bir romana eleştirmen zihniyle bakarlar. Düşünce sistematiğinde benzer yapıtlar arasındaki kıyaslar ve teorik bir arka plan vardır. Fakat bazen bir sanat eseri içimizdeki en müspet manasıyla ilkel saf temiz bir duyguyu farklı bir biçimde tetikleyebilir. Dolayısıyla büyük sanatçıların büyük eserlerine baktığımızda bizi bir yerden alıp başka bir yere götürürler. Sanat dediğimiz şeyi taşıyan duygu muhayyiledir. Hiç kuşkusuz muhayyilemizin eğitime, deneyimlere, psikolojik ve sosyal durumlara bakan tarafları vardır ancak bazen o muhayyile temiz bir zihinde hiç beklenmedik karşılıklar bulabilir. Bu yüzden sanatın hem muhatabı hem de üreticisi için özgürleştirici bir tavrı vardır. Bu özgürleştirici unsur hepimizi aynı yerde tutan, karşısında bizi eşitleyen, aramızdaki hiyerarşiyi parçalayan bir güçtür.

Büyük ve iyi anlatılar okurun zihninde pencereler açarlar, okuru dönüştürürler, okurda bir ruh halinin ve düşünce biçiminin gelişmesine imkân açarlar. Büyük sanatçılar sanatın, kültürün, edebiyatın gerçek emekçileri bir eser ortaya koyar ve o eser bir söylem inşa eder, kendini arama çabasında olan her insana yol gösterir.

Bir roman yazmak, senelerce çalışıp bir çaba sarf edip 500 sayfalık bir eser ortaya çıkarmak,  bunu basmak ve kitabevlerine dağıtmak, insanların satın alıp günlerce okuyup geri dönüşte bulunması, süreç uzayıp gidiyor. Bu etkileşimi alabilmek çok büyük bir emek ve uzun zaman ister. Oysaki insanlar parlak cümlelerle herhangi bir sosyal mecrada aynı etkileşimi yakalayabiliyor. Hal böyleyken zahmetli olana kim talip olacak? Yaşadığımız yüzyılda anlam gittikçe buharlaşırken gerçek ve sahici olana nasıl yaklaşacağız? Modernliğin ürettiği bütün araçlar insanı baskı altında tutan ve insanı kendisine yabancılaştıran araçlardır. Sanatın farkında olmazsak zihnimizi inceltmesine, nezaketli hale dönüştürmesine imkân tanımazsak bu kısır döngüden nasıl kurtulacağız?

Kaynakça
  1. SOYSALDI, A. (2018). Kültür, sanat ve beşeriyet ilişkisi. Sanat ve Tasarım Dergisi, (22), 305-315. 
  2. Tokat, L. (2005). Sanat Kutsalın İfşâsı mıdır?. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, (29), 137-163. 
  3. ÛNDERSEVER, C. Sanat• Kuıtur* insan.

Benzer Makaleler

Bilinçaltı Reklamcılık
Cüce Ağaç: Bonsai
Dünyanın En Görkemli Sarayları
En İlginç Müzik Aletleri
En İlginç Köprüler
Gemilerin Altı Neden Kırmızıdır?
Çayın Rengi Bize Ne Anlatır?
Dünyadaki En İlginç Müzeler
Efsane Nedir?
Rüyaların Dünyasına Yolculuk
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER