Konya Bilim Merkezi BilimUp

Rüyaların Dünyasına Yolculuk

4 dk
504

Rüyanın tarihi insanlık tarihiyle başladı ve insanlar hep rüyalarını anlamlandırmaya çalıştı. Milattan önce 3000’li yıllarda Mezopotamya kralları rüyalarını tabletlere yazıp yorumlattılar. Yaklaşık 1000 yıl sonra da antik Mısır ‘da yazılmış bir rüya kitabı bulundu. Kitabın içerisinde yüzden fazla rüya ve rüya tabiri bulunuyordu Son yıllarda da rüya ile ilgili birçok bilimsel araştırma yapıldı. Rüyalar hakkında hâlâ kesin sonuçlara varılmamış olsa da tarih boyunca belli teoriler ortaya atılmıştır. Peki bunlar nelerdir?

1900 yılında yayınladığı "Rüyaların Yorumu" başlıklı makalesinde Sigmund Freud gördüğümüz tüm rüya ve kabusların günlük hayatımızdaki imgelerden oluştuğunu ve bunların bilinçaltımızdaki isteklerimizi gerçekleştirmek ile ilgili sembolik anlamlar taşıdığını öne sürdü. Freud’a göre bir rüyadan uyandığımızda hatırladığımız şeyler, bilinçaltımızdaki ilkel düşüncelerimizin ve arzularımızın sembolik birer temsilcisiydi. Freud bu hatırlanan unsurları inceleyerek bilinç dışındaki içeriğin baskılanması sonucu ortaya çıkan psikolojik sorunların tedavi edilebileceğini savundu. Ayrıca bazı araştırmacılar rüya görmenin amaçlarından birinin psikolojik açıdan iyileşmeyi sağlamak ve kötü deneyimlerimizin acısını hafifletmek olduğunu iddia ederler. Çünkü beyindeki stres sinir ileticileri uykunun rem aşamasında ve travmatik deneyimlerin olduğu rüyalarda daha az aktiftir. Zihinsel baskının az olduğu rüyalarda travmatik olayları tekrar yaşamak daha net bir bakış açısı ve psikolojik olarak sağlıklı yollarla olayları daha iyi kavrama yeteneği sunar. Psikolojik rahatsızlıkları olan insanlar sık sık uyku uyumakta sorun yaşayan insanlardır. Bu yüzden bazı bilim insanları uyku eksikliğinin bu hastalıkları besleyen bir faktör olduğunu savunur. Öte yandan gerçeklikten uzak fantastik rüyalar sayesinde zihnimiz sorunları anlayabilmek için sınırsız senaryo üretebilir ve uyanıkken aklımıza gelmeyecek çözümler bulabilir. Bu yüzden bazen bir sorunun en iyi çözümü uyumaktır.

Bazı zihinsel fonksiyonların verimini artırmak için uyumak önerilir. Hatta uyurken rüya görmek daha verimli olacaktır. Devamlı aktivasyon teorisine göre rüyalar, beynin düzgün çalışabilmesi için sürekli hafızayı pekiştirip uzun süreli hafızalar oluşturma ihtiyacından doğar. Dış dünyadan gelen bilgiler belirli bir seviyenin altına indiğinde (tıpkı uyku halindeki gibi) beynimiz otomatik olarak hafıza depolarından bilgi üretimini tetikler, bu da rüyalarımızda deneyimlediğimiz düşünceler ve hisler şeklinde bize yansır. Başka bir deyişle rüyalarımız, beynimizin uyku anında aktifleştirdiği bir ekran koruyucusudur. Böylece beynimiz tamamen devre dışı kalmaz çalışmaya devam eder.

Rüya görmenin bir başka faydası da unutabilmektir. Beynimizde trilyonlarca sinirsel bağlantı vardır. Biz düşündükçe, konuştukça, yeni bir şeyler öğrendikçe bu bağlantılara yenileri eklenir. Tersten öğrenme adı verilen rüya teorisine göre uyurken nörokonteksimiz bu sinirsel bağlantıları inceler ve işe yaramayanları siler. Eğer rüya görmeseydik ve bu silme süreci beynimizde gerçekleşmeseydi zihnimiz bu gereksiz bağlantılarla dolabilir ve sağlıklı düşünmemizi engelleyebilirdi.

Günlük hayatımızda yaşayabileceğimiz tehlikeli durumların bir ön provasını yapmak için de rüya görürüz. Tehlikeli ve korkutucu durumları içeren rüyalar sık sık karşımıza çıkar. İlkel içgüdü provası teorisine göre bir rüyanın içeriği, o rüyanın amacı için önemlidir. Gece yarısı ormanda bir ayı tarafından kovalanmak ya da vahşi hayvanlarla mücadele etmek gibi rüyalar kavga et-kaç içgüdülerimizi deneyimlememizi sağlar ve bir gün ihtiyacımız olursa diye bu içgüdüleri hazır tutar.

Tüm bu saydıklarımız “neden rüya görüyoruz” sorusuna üretilen cevap ve teorilerden birkaçıydı. Umarız ilerleyen yıllarda teknolojinin gelişimiyle beraber insan beyninin sırlarını çözdükçe rüya hakkında daha gerçekçi cevaplar bulabiliriz.


Kaynakça

1] Solms, M. (2012). Why do we dream?. Unpublizierter Vortrag DGPT-Jahrestagung, Lindau.

2] Moffitt, A., Hoffmann, R., Mullington, J., Purcell, S., Pigeau, R., & Wells, R. (1988). Dream Psychology. In Conscious mind, sleeping brain (pp. 429-439). Springer, Boston, MA.

3] Schredl, M. (2005). Review of The Mind at Night: The New Science of How and Why We Dream.

4] Dream, E. W. W. (2012). Why We Dream.


Benzer Makaleler

Bilinçaltı Reklamcılık
Cüce Ağaç: Bonsai
Dünyanın En Görkemli Sarayları
En İlginç Müzik Aletleri
En İlginç Köprüler
Gemilerin Altı Neden Kırmızıdır?
Çayın Rengi Bize Ne Anlatır?
Dünyadaki En İlginç Müzeler
Efsane Nedir?
Sahici Olana Nasıl Yakınlaşacağız?
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER