Konya Bilim Merkezi BilimUp

Hafıza Nasıl Çalışır ve Öğretmenlerin Öğretim Süreçlerine Nasıl Uyarlanabilir

9 dk
552

Öğrendiğimiz konuları, yaşadığımız olayları hafızamız da ne kadar süre tutabiliyoruz. Dün yediğimiz yemeğin adını bile hatırlayamayışımızın sebebi ne olabilir? Bu soruların cevabını belleğin çalışma mekanizmasını anlayarak bulabiliriz. Belleği, bilginin zihinde saklanma gücü olarak tarif edebiliriz. Peki ya bellek nasıl çalışmakta?

Bu sorunun cevabını “ikili süreç teorisi” ile kısaca açıklanabilmektedir. Düşüncenin nasıl iki farklı şekilde veya iki farklı sürecin sonucu olarak ortaya çıkabileceğinin açıklamasını yapmaktadır. Bu iki süreçten ilki sistem 1 olarak adlandırılır ve belleğin daha bilinçsiz, daha otomatik ve daha rutin düşünce süreçlerinden bahseder. Diğer bir süreç sistem 2 olarak adlandırılır ve belleğin daha bilinçli, daha kontrollü, daha probleme dayalı düşünce süreçlerinden bahsetmektedir. Kısaca; sistem 1 otomatik, bilinçsiz düşünce ile karakterize edilirken, sistem 2 eforlu, bilinçli, analitik düşünce ile karakterize edilmektedir.

Sistem 1 ve Sistem 2 Düşüncesinin Öğretme ve Öğrenme ile Nasıl bir İlişkisi Vardır?

Eğitim açısından, Sistem 1 ezberleme ve bilgilerin hatırlanması ile ilişkilendirilirken, Sistem 2 daha analitik veya eleştirel düşünmeyi tanımlar. Örneğin; 1. Sistemden yararlanılarak öğrencilerden, ezberledikleri çarpım tablolarıyla herhangi bir kaynaktan çoktan seçmeli soruları çözmeleri istenirken, 2. Sistemden yararlanılarak öğrencilerden, bir soruna yeni bir çözüm bulmalarını, eleştirel düşünmelerini veya bir kavramı orijinal olarak sunulduğu alanın dışında uygulamalarını gerektiren etkinlikler ve ödevler verilmektedir.

1. Sistem'den yararlanan sınıf etkinlikleri, ezberlenmiş çarpım tablolarının yanı sıra yalnızca ders kitabı gibi bir kaynaktan tam olarak tekrar edilmesi gereken çoktan seçmeli sınav sorularını içerir. Bu tür görevler, öğrencilerin ezberlenen materyali tekrarlamanın ötesinde kendilerinden isteneni aktif olarak analiz etmelerini gerektirmez. Sistem 2 düşüncesi, öğrencilere bir soruna yeni bir çözüm bulmalarını, eleştirel düşünmelerini veya bir kavramı orijinal olarak sunulduğu alanın dışında uygulamalarını gerektiren etkinlikler ve ödevler sunulduğunda gerekli hale gelir.




Hafıza Nasıl Çalışır?

Bu ikili süreçlerin her birinde sırayla “bilgiyi içine aldığımız (kodlama), onu nasıl tuttuğumuz(depolama)ve saklanan bilgiye erişme( geri getirme) süreçleri vardır.

Kodlama, bilginin öğrenildiği süreci ifade eder. Bilgi genellikle dört yöntemden biri veya daha fazlası aracılığıyla kodlanır: (1) Görsel kodlama (bir şeyin nasıl göründüğü); (2) akustik kodlama (bir şeyin kulağa nasıl geldiği); (3) semantik kodlama (bir şeyin ne anlama geldiği); ve (4) dokunsal kodlama (bir şeyin nasıl hissettirdiği).

Depolama, kodlanmış bilgilerin bellek sisteminde nasıl, nerede, ne kadar ve ne kadar süreyle tutulduğunu ifade eder. İki türdür ve bunlar; kısa süreli ve uzun süreli bellektir. Kodlanmış bilgi önce kısa süreli bellekte, sonra gerekirse uzun süreli bellekte depolanmaktadır.

Kısa Süreli ve Uzun Süreli Hafıza Nedir?

İşitsel olarak kodlanan bilginin öncelikle kısa süreli bellekte depolandığını ve orada yalnızca sürekli tekrarlama (prova) yoluyla tutulduğu belirtilmektedir. Zaman ve dikkatsizlik, kısa süreli bellekte saklanan bilgilerin unutulmasına neden olabilir. Bunun nedeni, kısa süreli belleğin yalnızca 15 ila 30 saniye sürmesidir. Ek olarak, kısa süreli bellekte yalnızca beş ila dokuz bilgi öğesi depolar. Bununla birlikte, uzun süreli belleğin muazzam depolama kapasitesi vardır ve uzun bellekte depolanan bilgiler burada süresiz olarak depolanabilir. Anlamsal olarak kodlanan bilgiler ise öncelikle uzun süreli bellekte depolanır; ancak kısa süreli bellekte görsel ve akustik olarak kodlanmış bilgileri de saklamaktadır. Bilgi uzun süreli veya kısa süreli bellek içinde depolandığında, bireylerin söz konusu bilgiyi kullanmak için onu hatırlaması veya geri getirmesi gerekmektedir.

Geri getirme; bireylerin saklanan bilgilere erişme sürecidir. Farklılıklarından dolayı, kısa süreli ve uzun süreli bellekte saklanan bilgiler farklı şekilde alınır. kısa süreli bellek, saklandığı sırayla alınırken, örneğin sıralı bir numara listesi ve uzun süreli bellek, ilişkilendirme yoluyla alınır. Örneğin, bir alışveriş merkezine girdiğiniz girişe dönerek arabanızı nereye park ettiğinizi hatırlamak uzun süreli bellekteki bilginin geri alınmasını ifade eder.

Unutma Eğrisi Nedir?

Unutma eğrisi bellekte tutmanın zamanla azalması varsayımıdır. Unutma eğrisinin tipik grafiği insanların öğrenilen malzemeyi tekrar etmezlerse yeni öğrendikleri bilgileri günler içinde nasıl yarıya indirdiklerini anlatır.

Buna göre bir eğitimciler, öğrencileri arasında daha iyi akılda tutma ve hatırlamayı teşvik etmek için çeşitli öğretme teknikleri kullanmalıdır. Daha iyi akılda tutma için 5 öğrenme tekniği aşağıda verilmiştir.

1. Aralıklı Tekrar Edin

Neyin öğrenildiğini tam olarak anlamak için dikkate alınması gereken iki önemli unsur vardır. Zaman ve Tekrar Beynimizin, tekrarlanmışsa bilgileri önemli olarak etiketleme olasılığı daha yüksektir. Materyali her tekrarladığınızda elde tutma oranınız 100%'e geri döner. İlk tekrar, ilk eğitim seansından sonraki 24 saat içinde yapılmalıdır. Bir sonraki tekrar, biraz daha uzun bir süre sonra yapılabilir.

İncelemeler arasında boşluk olmalıdır. Yeni bir gerçeği 1 saat içinde 15 kez incelemek, eğrinin üstesinden gelmek için işe yaramaz. Ancak bilgi aralıklarla tekrarlanırsa, beyin bu hafızayı bir kas gibi güçlendirerek yeniden inşa etmek zorundadır. Öğrenci ayrıca, problem çözme, sınavları tamamlama vb. gibi farklı biçimleri kullanarak öğrenilen bilgileri geri getirme alıştırması yapar.

2. Erişilebilir ve Etkileşimli Hale Getirin

Ders içeriğinin günün herhangi bir saatinde, herhangi bir yerde yeniden erişilebilir durumda olması gerekir. Bilginin hepsini bir kerede öğrenmek zorunda kalmanın aksine, bilginin özümsenmesi daha uzun bir süreye yayıldığında daha etkili bir şekilde öğrenilebilir. E-öğrenme ortamları, sanal gerçeklik veya günlük hayata öğrenim sürecini entegre etme bu konuda faydalı olur. Aşırı bellek, bilgileri daha sonra kullanmak üzere emmemizi ve saklamamızı engeller, bilgiyi erişilebilir hale getirip zamana yayın.

3. İlgi Çekici Olmasını Sağlayın

En başından itibaren bilgileri sindirmeyi kolaylaştırmalısınız. Dağlarca metin okuyorsanız dikkatiniz doğal olarak azalır ve bu da bilgi birikimini azaltır. Bunun yerine, ders içeriğiyle ilgili videolar izleyerek, çizim yaparak, hafızanızda kalanları not alarak ilginizi canlı tutun. Öğrendikleriniz kendi tarzınızla başkalarına anlatarak da keyifli hale getirebilirsiniz. Bilgilerinizi bir diyagramda göstermeye çalışın veya öğrenme hedefini açıklayan bir video oluşturun. Daha da iyisi, kısa kopya yazma alıştırması yapın. Oyunlaştırma, unutma eğrisini aşmak için etkileşimi kullanmanın başka bir seçeneğidir. Öğrenmeye oyun unsurları eklemek, aktif öğrenme için harika bir yoldur ve hatta eğitimden zevk almayı kolaylaştırır.

4. Bir Öğrenme Kültürü Oluşturun

Ebbinghaus, bilginin zaten bildiğiniz şeyler üzerine inşa edildiğinde hatırlamanın daha kolay olduğunu keşfetti. Sık sık eğitim etkinlikleri düzenleyerek öğrenmeyi pekiştirmeye ve tutulan bilgi miktarını artırmaya çalışın. Öğrenirken eğlenin ve aktif bilgi paylaşımında bulunun. Öğrenim elemanlarını günlük rutinlerinizin bir parçası haline getirin.

5. Alakalı Hale Getirin

İnsan beyni sınırlı bir kapasiteye sahiptir. Belirli bilgi parçalarının kalıcı olarak saklanıp saklanmayacağına karar vermek söz konusu olduğunda, beyin oldukça seçici olabilir. Öğrenilen bilgilerin sizinle ilgili olması gerekir. Bilgileri daha ilişkilendirilebilir hale getirerek veya materyalleri zaten bildiğiniz kavramlara bağlayarak, bilgileri hatırlama olasılığınız artar. Eğitim ne kadar alakalı olursa, hatırlaması o kadar kolay olur.

Bir şeyi öğrenmenin işlerinizi kolaylaştıracağını veya onlara zaman kazandıracağını bilirseniz, eğitimi kabul etme ve hatırlama olasılığınız yükselir. En önemlisi bilgileri neden almanız gerektiğini de bilmelisiniz.


Benzer Makaleler

Öğrencilere Empatiyi Öğretmek Onların Yaratıcı Yeteneklerini Geliştirir
Ne Yapacağını Unutma Durumu: Kapı Eşiği Etkisi
Suyun Hafızası Var Mıdır?
Unutma Eğrisi
Teknoloji Bizi Unutkan Mı Yapıyor?
En Eski Anılar İki Buçuk Yaşından İtibaren Başlayabilir
Alzheimer Hastalığı Nedir?
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER