Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Dünyadaki Tek Zehirli Primat: Yavaş Loris

Gülnur Şener
10 dk
506

Hayvanlar alemindeki birçok hayvan boynuz, kıskaç, pençe, iğne ve zehir gibi farklı farklı morfolojik veya kimyasal silahlar geliştirmiştir. Bunları hayatta kalmak, besin ve bölge gibi sınırlayıcı etkenler için savaşmak üzere kullanılırlar. Birçok büyük hayvanda aşina olduğumuz boynuz, pençe, diş ve benzeri morfolojik silahlar gibi kimyasal bir silah olarak zehir de beslenmeyi kolaylaştırmak, avlanmak ve saldırıya uğradığında savunma sağlamakta dahil olmak üzere birçok amaca hizmet edebilmektedir. Nadir olmasına rağmen bazı hayvanlar bunların ötesinde tür içi rekabet için de zehir kullanır. Zehirli hayvanları düşündüğümüzde aklımıza ilk gelenler sürüngenler sınıfından yılanlar ve bazı örümcekler olur. Memeli bir hayvan olup zehirli hayvanlar kategorisinde de yer alan çok az hayvan vardır. Bir primat olup zehirli olansa tek bir hayvan vardır: Yavaş Loris. Gelin biraz bu dünyanın tek zehirli primatı hakkında konuşalım.

Yavaş Loris Nasıl Bir Hayvandır?

Yavaş Loris, Loris ailesine mensup Nycticebus cinsi primatlardır. Yavaş loris, kuyruksuz veya kısa kuyruklu sınıflandırmalardan oluşan 11 farklı tür içeren Güney ve Güneydoğu Asya ormanlarında yaşayan primatlarındandır. Yavaş Lorisler, çevrelerine mükemmel bir şekilde uyum sağladıkları ağaçlarda yaşarlar. Yerden yaklaşık üç ile on iki metre arası yüksekliklerdeki ağaç dallarında yaşamayı tercih ederler. Uzun bir gövdeye ve bir şeyleri sıkıca kavramalarını sağlayan el ve ayaklara sahip olan bu hayvanlar ağaçlara kolayca tırmanıp, dallara tutunabilirler. Güçlü, kavrayan elleri, esnek bilekleri ve ayak bilekleri ve omurgalarının ortasında onları esnek ve bükülebilir yapan birkaç ekstra omurları vardır. Ormanda yüksek sesle çarpışan diğer birçok ağaçta yaşayan primatın aksine, yavaş lorisler sessiz ve sinsidirler. Zıplamazlar, ihtiyatla hareket eder ve ağaçların arasındaki boşluklara uzanırlar.

Yavaş Lorisler gececidir ve çoğu zaman bir ağaç kovuğunda top şeklinde kıvrılmış halde uyurlar. Sıcak aylarda gece boyunca neredeyse sürekli hareket ederler. Soğuk aylarda ise her günün 19 saatini uykuda geçirirler veya enerji tasarrufu için hareketsiz halde dururlar. Ömürleri on ile yirmi yıl arasında değişmektedir.

Yavaş Lorisler, tembel hayvan gibi başka memelilerle karıştırılabilmektedir. Yavaş Lorisleri ilk kez tanımlayan 18. yüzyıl kaşifleri de onların miskin olduklarını düşünmüşler ve böylece 'Yavaş Loris' terimini ortaya atmışlardır. Saatlerce hareketsiz kalmaları, yavaş hareket etme eğilimleri ve korktuklarında donup ellerinin arkasına saklanmaları bu düşüncenin sebeplerindendir. Bu hayvanlar ancak ihtiyaç duyduklarında, örneğin bir böcek yakalarken veya bir avcıdan kaçarken hızlı denilebilecek şekilde hareket ederler. Fiziksel olarak da akla ilk gelen primatlardan biraz daha farklılardır. Çok daha yuvarlak kafaları, ufak burunları ve iri gözleriyle klasik maymunlardan kolaylıkla ayırt edilebilir. Sevimlilik algısına sebep olan iri gözlere sahiptirler. Yumuşak gri veya kahverengi renkte kürkleri vardır. Fiziksel olarak Yavaş Loris’i tanımlayacak olursak genellikle gözlerinin etrafındaki neredeyse palyaço makyajını andıran halkalar gibi koyu renkli kürkleri bulunur. Aslında "Loris" ismi de eski Hollandacada palyaço anlamına gelen bir kelimeden gelmektedir. Yavaş Lorislerin iri gözlerinin etrafında koyu gözyaşı damlası şeklinde işaretler ve sırtlarından aşağı doğru uzanan çizgiler vardır. Bu bize sevimli görünse de aslında bir uyarı sinyalidir. Yüzdeki işaretler dikkati ısırığıyla zehir saçan bir ağza çekerken, kontrast oluşturan kürk tonları saldırganlığı işaret eder. Bu aposematik renklenme olarak bilinir. Bu, kokarcalar, zehirli kurbağalar ve uğur böcekleri de dahil olmak üzere pek çok hayvanın, saldırmaya ya da yemeye değmediklerini duyurmak için kullandıkları bir hiledir.

Yavaş Loris’in 11 farklı türünde boyutları değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin adından da anlaşılacağı gibi cüce Yavaş Lorisler çok küçüktür. Ortalama bir sincaptan daha küçüktür. Vücutları yaklaşık 15 ile 25 santimetre arasında bir uzunluğa sahiptir. Erkekler ve dişiler genellikle aynı büyüklüktedir. Birbirleri ile çıkardıkları sesler ve koku alma duyuları aracılığıyla iletişim kurarlar. Korktuklarında veya sıkıntıya düştüklerinde hırlayabilir ve tıslayabilirler. Karşı cinsin üyeleri üreme mevsiminde birbirlerine ıslık çalar. Erkekler ayrıca bölgelerini işaretlemek ve dişilere etkileyici bir eş olacaklarının sinyalini vermek için idrarlarını kullanırlar. Dişiler yabancı bir erkeğin kokusu yerine kokusuna aşina olduğu erkekleri tercih etme eğilimindedir. Yavaş Lorislerin üreme mevsimi temmuz ve eylül ayları arasındadır. Bir erkeğin bölgesi genellikle birden fazla dişinin bölgesini kapsar ve hepsiyle çiftleşme eğilimindedir. Her dişi, yaklaşık altı aylık bir hamilelikten sonra bir veya iki yavru doğurma eğilimindedir ve ikizler sık görülür. Bebekler yeni doğduklarında annelerinin karnına yapışırlar. Anneler bebeklerini yaklaşık dört- beş ay emzirirler. Gençler olgunlaşıp bağımsız yaşayabilene kadar birkaç ay daha annelerinin peşinden giderler.

Yavaş Lorisler omnivordur. Küçük kuşlar, böcekler, sürüngenler, meyveler, sakızlar ve nektarlar ile beslenirler. Diyetlerinin yaklaşık %50 ile %70’i ağaç öz suyundan oluşur. Ağaçların kabuğunu oyan ve öz suyunun serbestçe akmasını sağlayan özel alt dişleri vardır. Tek bir Yavaş Loris, yalnızca bir gecede yüzden fazla delik açabilir. Özsuyu yemek için her gece bu oyuk alanlarını ziyaret ederler. Ayrıca avlarını avlamak için geceleri yalnızca mükemmel koku alma duyularına güvenerek meyve, böcek ve küçük hayvanları da yerler. Çiçeklerden nektar almanın yanı sıra sakıza ulaşmalarına yardımcı olan uzun ve dar bir dilleri vardır. Genellikle iki elleriyle yemek yiyebilmek için ayaklarından baş aşağı asılırlar.

Yavaş Loris’in Zehri Nasıl Bir Zehirdir?

Yavaş Loris kendini tehdit altında hissettiğinde kollarını kaldırır ve dirseklerini yalar. Yavaş Lorisler üst kollarındaki brakiyal bezlerde bir tür zehir üretirler ve bu zehir tükürüklerindeki enzimlerle birleştiğinde ısırıklarının ekstra acı verici olmasına neden olur. Tükürük ve yağ karışımı, daha sonra kılcal hareketle dişlerin ucuna çekilen zehirli bir çözelti üretir. Başka bir hayvanı ısırdığında, zehir kurbanın kan dolaşımına girer. Yavaş Loris’in zehirli ısırığı ile aktive edilen zehir ağrıya, şişmeye ve iyileşmesi yıllar alan iltihaplı bir yaraya neden olur. Bu zehir ile Yavaş Loris küçük memelileri ve eklembacaklıları öldürebilir ve insanlarda anafilaktik şok, kalp düzensizlikleri ve ölüme neden olabilir. Ayrıca alerjik reaksiyonlara ve yara iyileşmesinin yavaşlamasına da yol açabilir. Zehir hızlı bir şekilde etkisi göstermediğinden, yırtıcı hayvanlara saldırmak için genellikle Yavaş Lorisler zehirlerine güvenmezler. Zehiri yırtıcıları yaralayıp av büyüklüğündeki küçük hayvanları öldürebilse de, yavaş loris zehrini kendi türünün diğer üyeleri üzerinde kullanır. Vahşi doğada seksen iki Yavaş Loris üzerinde yapılan yakın tarihli bir çalışmada, dişilerin üçte biri ve erkeklerin yarısından fazlasında diğer Lorislerden kaynaklanan korkunç ısırık yaraları vardı. Erkekler dişiler için kavga eder. Dişiler yavrularını korumak için savaşır ve her iki cinsiyet de bölgelerini savunmak için savaşır. Ayrıca parazitleri savuşturmak ve avcıları uzak durmaları konusunda uyarmak için kendilerini zehirle tımarlarlar. Anneler, bebeklerini bir ağaca bırakıp yiyecek aramaya gitmeden önce kol bezlerini yalar ve sonra yavrularını temizlerler. Böylece zehir bebeklerin kürklerine aktarılır. Bunun bulutlu leoparlar ve güneş ayıları gibi potansiyel avcıları caydırdığı düşünülüyor. Bunun yerine zehirlerini birbirleriyle olan anlaşmazlıklarda kullanırlar. Yavaş Loris’in zehirinin işlevini ve ekolojik rolünü anlamaya çalışan saha ve laboratuvar çalışmaları halen devam etmektedir.

Yavaş Loris Gibi Bir Primat Neden Zehirlidir?

Yavaş Loris’in gelişimsel tarihindeki hangi olayın zehir geliştirmesini tetiklemiş olabileceğine dair birçok teori vardır. Bunlardan en rağbet görenlerden biri taklitçilik temelli olanıdır. Aldatma, doğadaki taklitçiliğin temelini oluşturur. Pek çok hayvan başka bir şeymiş gibi davranarak yırtıcıları aldatan koruyucu renklere sahiptir. Taklitçilik böcekler arasında yaygındır. Örneğin birçok tırtıl, hem görünüm hem de davranış açısından çeşitli yılan türlerinin son derece ikna edici taklitlerini sergiler. Omurgalılar arasında taklitçilik daha az yaygındır. Memelilerde ise son derece nadirdir. Doğal dünyada kusurlu taklitler de yaygındır. Koruma kazanmak için, yırtıcı hayvanın zihninde belirsizlik yaratacak kadar benzer olduğu sürece, bir taklitçinin modelini mükemmel bir şekilde kopyalaması gerekmez. Bu taklit birçok farklı şekilde olabilir. Taklitteki nihai amaç, hem genel hem de uzman yırtıcıların zihnine belirsizlik salmak ve aynı zamanda kendi avına karşı gizemli kalmaktır.

Yavaş Lorisler üzerine yürütülen bir çalışmada onların sırtlarındaki desenleri ve duruşları ile bir kobraya esrarengiz benzerliğine dair bir anekdot ortaya atılmıştır. Zehir, son derece esnek omurga, tehdit edildiğinde çıkardığı sesler ve sırtındaki desenler yılana oldukça benzemektedir. Bu anektod ile ortaya atılan teoriye göre bu özellikler bir taklit biçimi olarak gelişmiştir. Milyonlarca yıl önce, Güneydoğu Asya'da hem Yavaş Lorisler hem de kobralar yaşıyordu. Dolayısıyla Lorisler, potansiyel avcıların kafasını karıştırmak için yılan benzeri özellikler geliştirmiş olabilir. Bu teori ortaya atıldığı zamandan beri diğer araştırmalarda da Yavaş Lorislerin savunma duruşları ve yılan gibi yürüyüşleri açısından Lorislerin yılan benzeri özelliklerine dikkat çekmişlerdir. Yavaş Lorislerin agresif karşılaşmaları sırasında üretilen dikkat çekici soluk verme hırıltısı, bir kobranın tehdit edici gösterileri sırasındaki kulak tırmalayıcı tıslamasına oldukça benzer bulunmuştur. Bunların yanısıra Yavaş Lorislerin gözlüklü kobraların göz lekelerine ve şeritlere inkar edilemeyecek derecede benzeyen yüz işaretleri sergiledikleri anlaşılmıştır. 

Yavaş Loris özellikle yukarıdan bakıldığında bir yılanın vücuduna çok benzemektedir. Böylece geçmişinde Yavaş Loris’in bu kobranın taklidi yoluyla uyarlanabilir bir avantaj elde ettiğini öne sürülmüştür. Yavaş Loris’in bu taklidinin etkili olabilmesi için, hayvan taklidinin bir avcı tarafından taklit ettiği başka bir nahoş ya da zararlı model olarak tanınması çok önemlidir. Başka birinin uyarı sinyallerinin taklit edilmesi sonuç olarak saldırı tehdidini azaltır. Yırtıcı hayvanın taklit yapan avını tatsız bir av türü olarak tanıyabilmesi için, avcının diğer türün istenmeyen özelliklerinden zaten haberdar olması gerekir. Buna göre, ortak gelişim tarihlerinin bir noktasında taklit, model ve kopya aralıkları örtüşmüş olmalıdır. Taklitçiliğin bir türde ortaya çıkması, ancak diğer yakın akraba türlerde görülmemesi belirli bir ekolojik baskının, yalnızca o türde mimetik özelliklerin seçimini yönlendirdiğini ve bu özelliğin kendisiyle yakın akraba olanlarda bulunmadığını gösterir. Yavaş Loris’in taklitçiliğinin, çevresel baskıların onun seçimini desteklediği bir zamanda gözlüklü kobralar ile birlikte var olduğu bir dönemde geliştiğini düşülmektedir.

Kaynakça

  1. https://www.sciencefocus.com/nature/slow-loris
  2. https://nationalzoo.si.edu/animals/pygmy-slow-loris
  3. https://www.britannica.com/animal/loris-primate-subfamily
  4. Nekaris, K. A. I., Campera, M., Nijman, V., Birot, H., Rode-Margono, E. J., Fry, B. G., ... & Imron, M. A. (2020). Slow lorises use venom as a weapon in intraspecific competition. Current Biology, 30(20), R1252-R1253.
  5. Nekaris, K., Moore, R. S., Rode, E. J., & Fry, B. G. (2013). Mad, bad and dangerous to know: the biochemistry, ecology and evolution of slow loris venom. Journal of Venomous Animals and Toxins including Tropical Diseases, 19, 1-10.
  6. Still J: On the loris in captivity. Spolia Zeylanica 1905, 3: 155–157.
Benzer Makaleler
Karıncalar Sosyal Ağlarını Neye Borçlular?
Filler Nasıl Ölüyor?
Bilim Dünyasını Büyüleyen, Yaşlanmayan Köstebek Fareleri
Fillerin Hafızası Var Mıdır?
Bilim İnsanları Karıncaların Hiyerarşik Düzeyini Değiştirmeyi Başardı
Şirinler Köyü Aslında  Zehirli Bir Mantar Ailesi miydi?
Dünya Tarihinden İlginç Histeri Vakaları
Eski Fildişi Tarak M.Ö. 1700'lerden Beri İnsanların Bitlendiğini Gösteriyor
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER