Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Depremin Ne Zaman Olacağını Neden Tahmin Edemiyoruz?

Beyza Gizem Yıldırım
3 dk
787

Jeolojik araştırmalar kapsamında aktif olarak çalışılan bir konu, depremi tahmin etme üzerinedir. Depremlerin ne zaman olacağını tahmin etmek zordur. Peki depremleri öngörmek neden bu kadar zordur? Depremleri tahmin etmede nasıl daha iyi olabiliriz? Hadi gelin, depremlerin oluşumunun altında yatan bazı teorilere beraber bakalım.


Yerkabuğu Hareketleri

Yerkabuğu; tektonik levhalar denen devasa, sivri uçlu kaya tabakalarından oluşmaktadır. Bu levhaların her biri Dünya'nın mantosunun sıcak ve eriyik katmanı üzerindedir. Bu durum, levhaların yılda 1 cm'den 20 cm'ye kadar çok yavaş bir biçimde ayrılmalarına neden olmaktadır. Bu yavaş ve küçük hareketler, levhalarda derin çatlaklar oluşturmaya yetecek kadar güçlüdür. Deprem bölgelerinde artan baskı en nihayetinde bir depremi tetiklemektedir. Bu küçük hareketleri izlemek oldukça zordur ve tüm hareketler depreme yol açmamaktadır. Bu hareket değişimlerini depreme dönüştüren farklı unsurlar bulunmaktadır. Farklı fay hatları farklı kayaları yakınlaştırıp bir araya getirmektedir. Bazı fay hatları baskı altında daha güçlü veya güçsüz olabilmektedir. Çeşitli kayalar, yüksek sıcaklıklara ve sürtünmelere de farklı tepkiler vermektedir. Bazıları kısmen erimekte ve fay hattının sürtünmesini azaltan kaygan sıvılar açığa çıkarmakta, bazıları kuru kalmakta ve kuvvetlenen baskıyı göstermeye yatkınlaşır hale gelmektedirler. Tüm bu hatlar Dünya'nın mantosu boyunca hareket hâlindeki sıcak kaya akımlarıyla birlikte farklı düzeyde yerçekimi kuvvetlerine maruz kalmaktadır.

Depremi Tahmin Etmek İçin Kullanılan Araçlar

Birçok değişkenden hangilerinin analiz edileceği deprem tahminleri için bir sorundur. Günümüzde güvenilir ipuçlarının çoğu, önceki depremlerin ne zaman ve nerede gerçekleştiğine bağlı olarak uzun vadeli tahminlerden gelmektedir. Bin yıllık bir vadede bu, aktif fay hatlarında ne zaman şiddetli bir deprem olacağına dair tahminler yapılmasını sağlamaktadır. Fakat birçok değişkenden dolayı bu yöntem sadece çok geniş zaman dilimleri için tahmin yürütebilmektedir. Daha yakın olayları tahmin etmek için araştırmacılar, Dünya'nın herhangi bir depremden önce ortaya çıkardığı titreşimleri araştırmaktadır. Jeologlar, Dünya'nın yerkabuğunda meydana gelen bu küçük hareketleri takip etmek ve hareketlerin haritasını çıkarmak için uzun zamandır sismograf kullanmaktadır. Aynı zamanda çoğu akıllı telefon, deprem dalgalarını kaydedebilmektedir. Dünya genelindeki telefon ağıyla birlikte bilim insanları, depremlere karşı uyaracak güçlü ve detaylı bir uyarı sistemi yapabilmektedir. Ancak, telefonlar güvenlik protokollerini sağlamak için yeterince gelişmiş bir düzeyde uyarı sağlayamayabilmektedir. Yine de bir olasılık olarak böyle detaylı çalışmalar, tehlike altındaki bölgeleri belirlemek için jeolojik verileri büyük bir titizlikle ve özenle harmanlayabilen tahmin araçları için yararlı olabilmektedir. İhtimaller harici son çalışmalar, depremin en belirgin işaretlerinin bile tüm bu sensörler tarafından algılanamaz olabileceğini göstermektedir.

Radyoizotop Nedir?

2011 yılında Japonya'nın Doğu kıyısında gerçekleşen depremden hemen önce civardaki araştırmacılar şaşırtıcı bir biçimde radyoizotop ikilisinin yüksek yoğunluğunu kaydetmişlerdir. “Radyoizotop” radon ve toron gazlarına verilen isimdir. Depremden hemen önce yerkabuğunda baskı arttıkça ince çatlaklar, bu gazların yüzeye kaçmasına izin verir. Bilim insanları, depreme yakın bölgelerde geniş bir radon ve toron dedektör ağı kurarak umut veren bir uyarı sistemi olabileceğini düşünmektedir. Bu sistem, büyük oranda bir hafta öncesinden olası depremleri tahmin edebilir. Depremin ne zaman, nerede, kaç şiddetinde gerçekleşeceği net bir şekilde bilinmemekle birlikte şimdilik bu teknolojiler, insanların depremlere karşı hazırlıklı olmasına ve desteğe ihtiyaç duyulan bölgelere ekiplerin hızlıca ulaşması noktasında yardımcı olabilir.

Kaynakça
  1. Tehseen, R., Farooq, M. S., & Abid, A. (2020). Earthquake prediction using expert systems: a systematic mapping study. Sustainability, 12(6), 2420.
  2. Kanamori, H. (2003). Earthquake prediction: An overview.
  3. Sykes, L. R., Shaw, B. E., & Scholz, C. H. (1999). Rethinking earthquake prediction. Pure and Applied Geophysics, 155, 207-232.
Benzer Makaleler
Ya Beynimizin %100’ünü Kullanabilseydik?
Bilinenden Farklı Bir Gürültü: Beyaz Gürültü
Önyargı Ve Algı Nedir? Önyargının Nedenleri
Hyaluronik Asit Cildi Nasıl Nemlendirir?
Çok Yemek Yemek Neden Uyku Getirir?
Yağmur Neden İnsanların Uykusunu Getirir? Yağmurun Uyku Üzerindeki Etkisi
Beynimizdeki Uyum Odaklanmamızı Sağlıyor
Tunç Çağında Kullanılan Hançerlerin Asıl İşlevi Ortaya Çıktı
Evrende Yalnız Olup Olmadığımıza Dair Bir Denklem: Drake Denklemi
“E-nose” Elektronik Burun
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER