Konya Bilim Merkezi BilimUp

Bakteriler Milyarlarca Yıllık Sıtma Hastalığının Çözümü Olabilir Mi?

Elif Sara
7 dk
482

Dünya tarihi boyunca, insanlar çeşitli salgın hastalıklarla mücadele etmişlerdir. Kara veba, çiçek hastalığı, cüzzam gibi salgın hastalıklar milyarlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Ülkeler salgın hastalıklarla, basit hijyen kurallarına uyarak, aşılama ve sağlık hizmetleri gibi yöntemlerle mücadele etmiştir ve bazı ülkeler salgın hastalıklardan tamamen kurtulmuştur. Ancak, Afrika ülkelerinin büyük bir kısmı hala yoğun bir şekilde salgın hastalıklar ile mücadele etmektedir. Bu salgın hastalıkların en başında sıtma hastalığı gelmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) raporlarına göre 2020 yılında 219 Milyon kişi sıtma vakasına yakalanmış, 619 bin kişi ise ölmüştür. Vakaların en çok görüldüğü yerler, Nijerya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi Afrika ülkeleridir. Afrika ülkelerine girişte sıtma hastalığına karşı aşı zorunluluğu vardır. Önlem olarak sivrisinek kovucu spreyler ve ilaçlar kullanılmaktadır.

Sıtma, özellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygındır, ancak Dünya genelinde birçok ülkede görülebilir. Sıtma, tıp ve halk sağlığı alanlarında büyük bir çaba gerektiren önemli bir küresel sağlık sorunudur.  Öyle ki sıtma hastalığını yayan sivrisinekler, neden olduğu ölüm oranı düşünülürse Dünyanın en tehlikeli hayvanı küçücük bir böcek olan sivrisineklerdir. Biraz abartarak ifade etmiş olabiliriz, milyonlarca insanın katili sivrisinekler olmasa da hastalığın yayılmasını ve insanların enfekte olmasını bu canlılar sağlar.

Sıtma Hastalığı Nedir?

Sıtma, Pazmodyum adı verilen parazitin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle dişi sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşır. Sıtma hastalığı, sivrisineklerin ısırmasının ardından parazitlerin insan kan dolaşımına girmesiyle başlar. Parazitler, vücuda enfeksiyonu taşıyan bir Anofel cinsi sivrisineğinin ısırmasıyla aktarılır. Bu parazitler, karaciğerde çoğalır ve ardından kırmızı kan hücrelerine saldırarak ateş, titreme ve kusma gibi belirtilere yol açarlar. Tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilir.


Sıtma Hastalığı Nasıl Bulaşır?

İnsanda görülen sıtma hastalığına çoğunlukla dört farklı çeşit Plazmodyum paraziti sebep olur: Plazmodyum vivaks, Plazmodyum falsiparum, Plazmodyum ovale ve Plazmodyum malarya. Bazı türler diğerlerinden daha ağır semptomlara sebep olurlar.

Plazmodyum paraziti, sivrisineklerin bağırsaklarına yumurtasını bırakır ve sivrisineklerin vücudunu konakçı olarak kullanır. Yani geçici bir süre sivrisineklerde konaklar. Paraziti taşıyan bir sivrisinek, bir insanı ısırdığında salyası ile parazitleri insan kanına aktarır. Kana geçen parazit ilk önce spor halindedir. Sporları yumurtalara benzetebiliriz. Sporlar, insan karaciğerine taşınır ve olgunlaşarak hücreleri işgal etmeye başlar.  Karaciğerde olgunlaşan sporlar "merozoitin" olarak adlandırılan bir forma dönüşür. Bundan sonraki süreçte çoğalarak karaciğerden dışarı çıkar ve alyuvar (kan) hücrelerine yerleşir. 

Alyuvarlarda taşınan parazit, kişi de ateş, bulantı, titreme gibi semptomların görülmesine sebep olur. Parazit, kişinin vücuduna yayılırken dişi ve erkek üreme organlarını da kana bırakır. Bir başka sivrisinek, enfekte olmuş kişiyi ısırdığında kanda taşınan üreme organlarını kendi içine alır. Aldığı üreme organları, kendi bağırsağında taşıdığı diğer parazitik üreme organları ile birleşir ve yeniden üreme başlar.  Döngü bu şekilde devam eder ancak döngünün gerçekleşme süreci parazitin türüne göre değişir. 


Sıtma Hastalığıyla Nasıl Mücadele Ediyoruz?

MÖ 5.YY’da, Sıtma hastalığın dair ilk kez vaka tanımlaması yapılmıştır ve sıtma bugün hala Dünyanın en büyük salgın hastalık sorunlarındandır. Ülkeler, geçmişte ve günümüzde çeşitli yöntemlerle sıtma hastalığına karşı mücadele etmektedir. Son yıllarda ise biyoteknolojik birçok gelişmeye tanıklık ediyoruz. Biyoteknoloji, doğada gördüğü bir mekanizmayı yapay bir teknolojiye kolaylıkla dönüştürmektedir. Yeni biyoteknolojik yaklaşımlardan biri ise sıtma hastalığına karşı bakterileri kullanmaktır.

Doğa milyarlarca yıllık sıtma hastalığına çözüm sunuyor. Doğada var olan canlıları bugün hala keşfetmeye ve onların biyolojik mekanizmalarını öğrenmeye devam ediyoruz. Son araştırmalarda yeni keşfedilen bir bakteri türünün, sıtma virüsünün aktarılma sürecini engellediği tespit edilmiştir.

Delftia tsuruhatensis Bakterisi Sıtma Hastalığının Çözümü Olabilir Mi?

Geçmiş yıllarda, sıtma hastalığına karşı aşı geliştirilmiş, çeşitli kimyasal ilaçlar kullanılmıştır. Ancak, hiçbiri tam olarak koruma sağlayamamıştır. Parazitler, aşıya karşı direnç geliştirmiş veya yeterli miktarda ilaç Afrika bölgelerine ulaşamamıştır. Bunun yanında genetik mühendisleri, bakterilerin genetik yapısını düzenlemiş ve sıtma parazitine karşı kullanmıştır. Genetik mühendislerinin, geliştirdiği bu yöntem başarılı olmuştur. Ancak, düzenlenmiş organizmaların vahşi doğaya salınması konusunda bilinmeyenler göz önüne alındığında ve olası sonuçların tahmin edilememesi gibi faktörler ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla kamuoyu tarafından kabul edilmesinin önünde büyük bir engel olduğunu belirtilmektedir.


Science Dergisi’nde yayınlanan yeni bir çalışmada yeni bir bakteri türünün keşfedildiği ve insanlar tarafından herhangi bir genetik değişiklik yapılmadan sıtma parazitini engellediği belirtilmiştir. İspanya’da sıtma hastalığı araştırması yapılan bir klinikte, sivrisineklerin enfekte oranlarının düştüğü fark edilmiştir. Sivrisinekler incelendiğinde bağırsaklarında bulunan Delftia tsuruhatensis TC1 olarak adlandırılan bir bakteri türüne rastlanmıştır. Doğal olarak bulunan bu bakterinin sıtma hastalığına neden olan paraziti bloke ettiği düşünülmektedir.

Yapılan ileri araştırmada ise, Delftia tsuruhatensis TC1 bakterisinin, parazitin sivrisinek bağırsağında büyümesini engellediği keşfedilmiştir. Dolayısıyla, sivrisineklerde taşınan parazit miktarı düşmüştür. Bakteriyi taşımayan diğer sivrisineklerde ise %75 daha fazla parazit yumurtasının olduğu tespit edilmiştir. Sıtma hastalığı hızla bulaşması sebebiyle çok yaygın hale gelmiştir. Ancak, kemirgenler üzerinde yapılan deneyler, bakteri taşıyan sivrisineklerin bulaşmayı azalttığını göstermiştir. Normal sivrisinekler tarafından ısırılan farelerin %100'üne kıyasla, bakteri taşıyan sivrisinekler tarafından ısırılan farelerin yalnızca ⅓’ü enfekte olmuştur.

Araştırma merkezlerinde bulunan bu sinekler bir şekilde Delftia tsuruhatensis TC1 adlı bakteriyi tüketmiştir. Ardından sivrisineklerin sıtma hastalığına neden olmadığı keşfedilmiştir. Yani, sivrisinekler ancak bu bakteriyi tükettiğinde parazit üretimi azalmıştır. Ama karşılaşılan birkaç problem var; bakteriler bir sivrisinekten diğerine geçmemektedir ve ancak besin yoluyla sivrisineklere verilerek sıtma hastalığının önüne geçilebilir. Sivrisineklere, bakterilere bulanmış herhangi bir besin verilebilir ve doğal bir şekilde mücadele edilebilir.

Canlı türlerinin keşfedilmesi, küresel problemlerin çözülmesine katkı sağlayabilir. Anofel cinsi sivrisineğin bağırsağında keşfedilen bakteri ve yine anofel cinsi sivrisineğin neden olduğu milyarlarca yıllık sıtma hastalığına karşı kullanılabilir.


Benzer Makaleler
Dikkat Mikrobiyatanız Öldükten Sonra Sizi Yiyor!
Antibiyotik Direnci
Tırnak Yemek Bir Hastalık Belirtisi Midir?
En Ölümcül Salgın Kara Ölüm
Salgın Hastalıklar - Çiçek Hastalığı
Nadir Hastalık Nedir?
Şizofreni Nedir? Şizofreni Belirtileri Nelerdir? Şizofreni Hastalığının Tedavisi Var Mı?
Konya'da Türk Tarihine Işık Tutacak Keşif
Tıbbi Biyoteknolojinin İlk Ürünü Antibiyotik Nasıl Keşfedildi?
Salgın Hastalıklar - Sıtma Hastalığı
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER