Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Ağlarken Neden Yutkunmakta Zorlanırız?

Beyza Doğan
4 dk
1022

Günlük yaşantımızda birçok duygu ile baş başa kalırız. Mutluluk, öfke ve hüzün bunlardan birkaçıdır. Bu üç duygunun ortak özelliği bu duyguları yoğun yaşadığımız zaman verdiğimiz tepkidir, yani gözyaşıdır. Gözümüzden yaşlar akarken yutkunmakta güçlük çekeriz. Sanki boğazımız düğümlenmiş ya da oraya bir kütle koyulmuş ve yumru oluşmuş gibi olur. Peki bu yumrunun sebebi nedir?




Boğazdaki Yumru Nasıl Oluşur?

Ağladığımız zaman otonom sinir sistemimiz bedenimizin stres altında ve tehlikede olduğunu düşünür. Otonom sinir sistemi vücutta kalp hızı, solunum, sindirim, tükürük salgısı gibi kontrolümüz dışında gerçekleşen fonksiyonlarımızı kontrol eden, vücuda savaş ya da kaç komutunu veren bir sistemdir. Otonom sinir sistemi de bedenimizin tehlikede olduğunu düşündüğü anda vücudun daha fazla oksijene ihtiyaç olduğunu, nefes borusunun genişlemesi ve açık kalması için komut verir. Otonom sinir sistemi nefes borusuna "açık kal" komutu verirken yemek borusu boş değildir. Ağlamanın yanında gelen burun akıntısı, kırmızı yüz ve baş ağrısı gibi etkileri hepimiz biliriz. Burun akıntısı ve gözyaşı sadece vücuttan dışarı attığımız salgılar değildir. Aynı salgılar üzüntü sırasında vücudun içine de akar ve onlardan kurtulmanın bir yolu da yutkunarak onları mide asidi ile baş başa bırakmaktır. Bunları yutabilmek için de yemek borusunun açık olması gerekmektedir.

Nefes borusu ve yemek borusu arasında dengeyi sağlayan epiglotis (glotis) denilen hareketli bir kapakçık vardır. Bu kapakçık yemek yerken nefes borusunu kapatarak lokmanın nefes borusuna kaçmasını engellerken nefes alırken de yemek borusunu kapatarak oksijenin akciğerlere taşınmasını sağlar. Ağladığımız zaman daha fazla oksijen için nefes borusunu açık tutma emri alan epiglotis, aynı zamanda yemek borusunu açarak akıntıyı göndermek zorundadır. İşte yumru tam da bu sırada oluşur. Açık tutulması gereken yemek ve nefes borusu için ikisinde de etrafındaki kaslar kasılarak boru açıklığını genişletmeye çalışır. Epiglotis de çok hızlı hareket ederek yemek ve nefes borularından birini kapatıp diğerini açar. Kısaca iki boru arasında tam anlamıyla mekik dokur. Burada aynı anda kasılan kaslar ve hareketli kapakçık da sanki boğazımızda yumru varmış hissi (Globus sensation) uyandırır.

Bu yumru hissinin sadece gözümüzden yaşlar akarken oluşmadığını fark etmişsinizdir. Üst göz kapağımızın içinde bulunan gözyaşı bezleri her gün ufak bir miktar sıvı üretir. Göz kapağımızı her kapattığımızda bu sıvı gözümüzün yüzeyine dağılır ve gözyaşı gözümüzün buruna yakın köşesinde bulunan kanallar aracılığı ile burun boşluğuna akar. Çok ağladığımızda ise kanallar tümüyle gözyaşı ile dolduğundan bu kanallar gözyaşımızı burun boşluğuna iletmekte yetersiz kalır ve fazla olan gözyaşı damlalar halinde gözlerimizden süzülür. Yani gözümüzden yaşlar akmadan önce içimize ağlamaya başlarız diyebiliriz. Bu da vücudun tehlikede olduğu sinyalini verip yumru veya düğümlenme hissine sebep olabilir. Kısacası vücudumuz tehlikede olduğunu düşündüğü anda bazı işlevleri hızlandırdığı için işler biraz karışabiliyor. Bu durumda sakinleşmeye çalışmak, oluşan yumru hissinin geçmesi için tek çözüm gibi görünüyor.


Benzer Makaleler
Plastik Hakkında Ne Biliyoruz? Plastik Nedir? Plastik Tüketimi
Çikolata Nasıl Beyaz Olur? Beyaz Çikolata Nasıl Yapılır?
Gazlı İçecek Neden Baloncuk Çıkarır?
Sabun Nedir, Elleri Nasıl Temizler?
Pişen Et Neden Renk Değiştirir? Lezzetin Reaksiyonu : Maillard
Günlük Hayatta Kullandığımız Polimerler Nelerdir?
Havanın Ağırlığı Var Mıdır?
Pastörizasyon Gıdanın Bozulmasını Nasıl Engeller?
Grafen Yüzyılın En Büyük Keşfi Olabilir Mi?
Dünyanın En Hafif Katısı: Aerojel
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER