Konya Bilim Merkezi BilimUp
 / 

Yengeç Sepeti Sendromu: Ben Sahip Olamıyorsam Sen de Olma!

Müzeyyen Kalfazade
6 dk
812

Hepimiz okulda, işte ya da aile içinde bencil insanlarla baş etmek zorunda kalmışızdır. Spor yapmak ya da kilo vermek istediğimizde, yeni bir dil öğrenmek ve hobi edinmek için kurslara gitmek istediğimizi biriyle paylaştığımızda yani kısaca ‘kendimizi geliştirmek’ istediğimizde bizi o fikirden uzaklaştırmak isteyen kişiler olmuştur. Bu kişilere yapmak istediklerimizi anlattığımızda ‘ya bence hiç uğraşma’ ya da ‘bu saatten sonra ne gerek var’ gibi cümleler söylerler ve tüm motivasyonunuzu aşağı çekerler. Bu durum oldukça can sıkıcı olsa da bu tip insanlar hayatın her alanında karşımıza çıkabilir.

Psikoloji biliminde bu durum ile ilgili bir terim vardır, yengeç sepeti sendromu.

Yengeç Sepeti Sendromunun Hikayesi

Literatürde ‘crab in barrel syndrome’ olarak bilinen ve Türkçe’ye ‘Yengeç sepeti sendromu’ olarak geçen metafor, Filipinli bir balıkçının anonim hikayesi ile anlatılmaktadır.

“Kumsalda yürüyen bir adam, avlanan balıkçıya yaklaştığında kova içerisindeki yakalanmış yengeçleri bir yengeç sepetinin içinde görür. Kovanın üstü açıktır, kapağı yoktur. Bu durum onu şaşırtır, çünkü yengeçlerin kaçabileceğini düşünür. Balıkçıya sorduğunda “Evet, tek bir yengeç olsaydı, kesinlikle kaçardı. Ancak, pek çok yengeç varsa, biri kaçmaya çalıştığında diğerleri onu yakalar, kaçamayacağından emin olur, geri kalanlar da aynı kaderi yaşarlar.” yanıtını alır. Tek yengeç kapaksız kovadan rahatlıkla çıkabilirken sayı arttıkça kaçış imkansızlaşır. Çünkü birbirlerini yukarı itmek yerine, aşağı çekerek engellerler. Sonunda kimse kazanamaz.”


Yengeç sepeti sendromu ilk olarak Filipinli yazar Ninotchka Rosca tarafından anlatılmıştır. Yazar ‘yengeç kişilikler’ olarak kullanmış daha sonra zamanla yengeç sepeti sendromu olarak toplum içinde yaygın bir şekilde anlatılmaya başlamıştır.

Bu metafor kısaca ‘ben başaramıyorsam sen de başaramazsın’ davranışını anlatmaktadır. Başkalarının kendilerinden daha yüksek mevkide olduğunu düşünen insanlar, o kişilere karşı kin ve kıskançlık duyguları besler. Bu nedenle kendilerinin ulaşamayacağını düşündüğü bir hayatı başkalarının da yaşamasını istemezler. Odaklandıkları tek şey; her şeyin en iyisini en çok kendilerinin hak ettiği gerçeğidir. Bu nedenle kendi hırsları ile hareket ederler.

İnsanlar Neden Yengeç Sepeti Kişiliğine Sahip Oluyor?

Soubhari ve Kumar’a göre iş hayatı, akademik hayat ya da sosyal hayat fark etmeksizin insan hayatı iç içedir, insanlar birbirinin gelişmesine ve yükselmesine engel olduğunda kendi hayallerinin gerçekleşeceğine inanması ve kendilerine avantaj sağladıklarını düşünürler ve bu nedenle birbirleri ile çıkar ilişkisi çerçevesinde yaşar, yengeç kişiliklere ve zihniyete bürünürler. Bu sendromu göstermeleri, bencil ve hırslı karaktere sahip olmalarından kaynaklanmaktadır.


Yengeç Sepeti Sendromuna Sahip Olan Kişilerin Özellikleri

Modern hayat bizlere birçok olanakla birlikte beraberinde rekabeti de getirdi. İşte, okulda ya da bir etkinlikte takım halinde çalıştığınızda bu sendroma sahip kişiler sizi daha değersiz ve işe yaramaz göstermek için her görevde öne atılır, durumu bir rekabet savaşına çevirir. Bu nedenle yengeç sepeti sendromu her yaştan, cinsiyetten ve milletten insanda görülmektedir.

Bu sendroma sahip kişiler başarısız olmaktan korkarlar. Çünkü başarısız olduklarında özgüven ve benlikleri yıkılmaya başlar. Narsistlik ve kaygı gibi olumsuz duygular zihinlerini kaplar. Kendilerinin en ufak başarılarında bile karşısındaki kişileri rakip gördükleri için onları aşağılamaya başlarlar. Kendilerinin her şeyi bildiklerini iddia ederler. Çoğunlukla rakiplerinin arkasından konuşurlar.

Eğer tam tersi durum olursa yani, kendileri değil de rakip gördükleri kişiler başarılı olursa; paniğe kapılırlar ve merhametsizce düşünüp davranmaya başlarlar.

Bu kişiliğin en kötü yanı ise, yengeç kişiliklerin bu zihniyete sahip olduğunu asla kabul etmemeleridir.

Yengeç Sepeti Sendromunun Oluşumu

Yengeç sepeti sendromu bir gecede aniden oluşmaz. Kişinin hem duygu, düşünce ve davranışından hem de çevresindeki faktörlerden etkilenerek oluşur.

İlk olarak birey kendi düşüncelerini ön plana çıkararak başkalarının kötülüğünü düşünmeye başlar. Fakat bunun nedenine kendi de anlam veremez. Bu aşamada bireyin kötü düşünce ve duyguları, çevresi tarafından anlaşılmaz, davranışa dökülmemiştir. İkinci aşama olarak davranışları işin içine girmektedir. Birey düşünce ve duygularının etkisiyle girdiği ben merkezli zihniyete artık hakim olamaz ve kendinden üstün gördüğü kişilere olumsuz davranışlarını belli etmeye başlar. Üçüncü aşamada ise bireyin kötü davrandığı kişilerde bireye kötü davranmaya başlar. Böylece herkesin birbirinin kötülüğünü istediği ve birbirini aşağı çektiği bir ortam oluşmaktadır. Bu durumun kötü yanı ise kimse duygu, düşünce ve davranışını olumsuz düşünmez ve kendini düzeltmeye çalışmaz. Bu nedenle insanların birbirine böyle davranması sanki sosyal hayatın bir parçasıymış gibi kabul edilir.


Yengeç Sepeti Sendromunun Oluşmaması İçin Neler Yapılabilir?

Yengeç sepeti sendromu çevresel faktörlerden oldukça etkilenmektedir. Örneğin iş yeri gibi takım halinde çalışma alanlarını ele alırsak; kişiler arasında rol belirsizliği olmamalıdır. Herkese eşit haklar sunulmalıdır. Kişiler yaptığı işe uygun olmalıdır, birbirinin görevini çalmamalıdır. Takım içerisindeki ast ve üst arasında iletişim bozukluğu olmamalıdır, kişilerinin birbiriyle uyumlu çalışabilmesine için uyumlarını artırmaya yönelik etkinlikler düzenlenmelidir.

İnsanoğlu ister akademik-iş hayatı olsun ister sosyal çevreleri olsun kendilerini daima başkaları ile karşılaştırma eğilimindedir. Önemli olan karşılaştırma yaparken kendine karşı realist olması ve başkalarının kötülüğünü düşünmemesidir. Çevrenizdeki insanlara sonuna kadar güveniyor ya da hiç güvenmiyor olabilirsiniz. İnsanların dış dünyaya gösterdikleri davranış, duygu ve düşünce tarzı aslında içlerinde farklı olabilir. Unutmayın ki hedeflerinizi başkalarıyla birlikte yapmak sizi aşağı çekmez ya da sizden daha iyi olduğunu düşündüğünüz insanlara bencilce davranmak sizi onların yerine koymaz.

Bu yazıyı okuduktan sonra, siz de kendinizin yengeç olabileceğini düşünüyor musunuz? 

Kaynakça
  1. Ayar, M. Yengeç Sepeti Sendromu. In Örgütsel Davraniş Güncel Konular (pp. 23-41). Özgür Yayın Dağıtım Ltd. Şti.
  2. Fettahlioğlu, Ö. O., & Alkiş Dedeoğlu, A. (2021). Yengeç Sepetİ Sendromu Ve Ölçek Geliştirme Çalişmasi. Journal Of International Social Research, 14(77).
  3. Soubhari, T., & Kumar, Y. (2014). The Crab-Bucket Effect and its impact on job stress-an exploratory study with reference to autonomous colleges. International Journal on Recent and Innovation Trends in Computing and Communication, 2(10), 3022-3027.
  4. https://www.matematiksel.org/yengec-sendromuna-psiko-sosyal-bir-bakis/ 
Benzer Makaleler
Herkesten Üstün Olduğunu Zannetmek: Narsizm
Görgülü Kuşlar Neden Gördüğünü İşler?
“Öpeyim De Geçsin!” Sözü Bilimsel Bir Gerçekliğe Sahip Olabilir Mi?
“Her Şey Senin Kafanın İçinde!”: Dijital İletişimde Şiddet
Öfke Duygusu Hedefinize Ulaşmanızı Kolaylaştırır Mı?
Şarkılar Neden Aklımızda Bozuk Plak Gibi Çalıp Durur?
Nostalji Sevmeye Programlı Olabilir Misiniz?
Düzeni Sağlamak; Kırık Camlar Teorisi
Parkinson Yasası  Nedir?
Cahil Cesareti: Dunning-Kruger Sendromu
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER