Konya Bilim Merkezi BilimUp

Öğrenilmiş Çaresizlik: Pes Etmek Öğrenilir Mi?

Müzeyyen Kalfazade
5 dk
24

“Zaten olmuyor”

“Ben ne yaparsam yapayım değişmeyecek”

“Boşuna uğraşıyorum”

Bu cümleler tanıdık geldi mi?

Bir şeyler ters gittiğinde çoğumuz bu cümleleri söyler ya da en azından içimizden geçiririz. Olumsuz düşünce yapısı tam da bu şekilde başlar. Zamanla, çaba göstermenin boşuna olduğunu düşünmeye başlar ve bir noktadan sonra, işe yarayabilecek durumlarda bile harekete geçemeyiz. 

Peki, gerçekten ne kadar çabalarsak çabalayalım her çabamız başarısızlıkla mı sonuçlanacak? Yoksa bu düşünce yapısını, geçmişte yaşadığımız olumsuz deneyimlerin bir sonucu olarak sonradan öğrenmiş olabilir miyiz?

Modern psikoloji, bu sorunun cevabını bir kavramla açıklıyor: Öğrenilmiş çaresizlik. 

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin uzun süreler boyunca olumsuz, acı veren ya da stresli durumlarla karşılaştıktan sonra, aslında bir çıkış yolu olsa bile çabalamaktan vazgeçmesi olarak tanımlanır. Ancak doğrudan tanısı konan bir ruh sağlığı bozukluğu değil, uyumsuz davranışlara neden olan sağlıksız bir düşünce biçimidir. Tek başına bir hastalık olmasa da kaygı bozuklukları, depresyon, çeşitli fobiler ve yalnızlık hissi gibi olumsuz psikolojik durumlarla birlikte gözlemlenebilmekte ve mevcut sorunların daha da kötüleşmesine neden olabilmektedir.

Öğrenilmiş çaresizlik, özellikle okul sıralarındaki başarısızlıklardan iş hayatındaki tıkanmalara kadar pek çok yılgınlığın arkasındaki temel psikolojik şablondur. Bu düşünce yapısıyla hareket etmeye başlayan bir kişi, yaşadığı başarısızlıkları kendi içsel özelliklerine, değiştirilemez ve genellenebilir nedenlere bağlar. Üstelik bu başarısızlıkların hayatın her alanında geçerli olduğuna inanırken, elde ettiği başarıları ise şansa ya da dışsal ve geçici etkenlere atfeder. Kendi yeteneklerine ve zekasına güvenmez, olayları hep olumsuz yorumlar ve elde ettiği başarıyı küçümser. 

Öğrenilmiş çaresizlik kendini genellikle şu belirgin ipuçlarıyla gösterir:

  • Yaşanan durumların sonuçlarını değiştiremeyeceğine inanma ve kontrol kaybı hissi,
  • Zor anlarda kimseden yardım isteyememe,
  • Düşük özsaygı ve kronik motivasyonsuzluk,
  • Sorumluluklar karşısında eylemsiz kalma,
  • Sürekli bir hayal kırıklığı hissi, pasiflik ve ilk engelde pes etme eğilimi.

Öğrenilmiş çaresizlik çoğunlukla çocukluk çağında ortaya çıkmaktadır. Genellikle ebeveynleri tarafından ihtiyacı karşılanmamış ya da çalıştığı halde derslerinde başarısız olan çocuklarda gözlemlenmektedir.


Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Öğrenilmiş çaresizlik kavramı, 1967 yılında Martin Seligman ve ekibi tarafından gerçekleştirilen bir dizi laboratuvar deneyleri sonucunda ortaya atılmıştır. 

Deneyin ilk aşamasında bir grup köpek, hiçbir şekilde kaçamayacakları ve hafif elektrik şoklarına maruz bırakıldıkları bir düzeneğe konulmuştur. İkinci gruptaki köpekler ise burunlarıyla önlerindeki bir panele dokunduklarında elektrik şokunu durdurabilecekleri bir düzeneğe konulmuştur. Yani kontrol kendilerindedir. 

Deneyin asıl kırılma noktası ise ikinci aşamadır. Araştırmacılar tüm köpekleri, ortasında kolayca atlanabilecek alçak bir engel bulunan yeni bir kutuya yerleştirmişlerdir. Yani bu yeni düzenekte şoktan kaçmak son derece kolaydı. Elektrik şokunu durdurabilen köpekler, engelin üzerinden saniyeler içinde atlayarak güvenli bölgeye geçmişlerdir. Ancak ilk gruptaki yani kaçma imkanı olmayan köpekler önlerinde engelin üzerinden atlamayı bile denememişlerdir. 

Bu sonuçlar, çaresizliğin fiziksel bir engelden ziyade, geçmiş tecrübelerle zihne kazınan öğrenilmiş bir davranış olduğunu kanıtlamıştır. 

Öğrenilmiş Çaresizlik Nasıl Kırılır?

Pes etmek zaman içinde öğrenilebildiği gibi, çaresizliğin üstesinden gelmek de belirli bilimsel yöntemlerle öğrenilebilir. 

Öğrenilmiş çaresizlik durumunu kırmak için kullanılan temel stratejilerden biri, kişiye "başarabiliyorum" hissini yeniden hatırlatacak küçük ve somut hedeflerle ilerlemektir. Küçük adımlarla elde edilen her başarı, bireyin sonuçlar üzerinde bir gücü olduğunu fark etmesini sağlayarak kontrol hissini ve özsaygıyı adım adım geri kazanmasına yardımcı olmaktadır. 

Ancak bu süreci kalıcı kılmak için sadece yeni başarılar kazanmak yeterli olmayabilir. Aynı zamanda başarısızlıkların nedenlerini yorumlama biçimimizi değiştirmek de hayati bir önem taşır. Kişi, yaşadığı olumsuzlukları kendi yeteneği gibi sabit nedenler yerine, strateji hatası veya çaba eksikliği gibi değiştirilebilir faktörlere bağlamayı öğrendiğinde zihinsel direnci de artabilmektedir. Ayrıca geçmişteki başarısızlıkları, moral yükseltmeye çalışmadan gerçekçi bir gözle yeniden değerlendirmek kritik bir adım olabilmektedir. Çevreden alınan sosyal destek de bu sürece eklendiğinde, zihnin pasiflikten sıyrılması daha kolay olabilmektedir. 

Kısacası Öğrenilmiş çaresizlik, uyumsuz davranışlara yol açan ve değiştirilebilen sağlıksız bir düşünce biçimidir. Laboratuvardaki köpek deneylerinden okul sıralarındaki öğrencilere kadar yapılan tüm çalışmalar, geçmiş tecrübelerle zihne yerleşen öğrenilmiş bir süreç olduğunu doğrulamaktadır. Bu döngüyü kırmanın yolu, başarısızlıklarımızı yeteneksizlik gibi sabit nedenler yerine çaba eksikliği gibi değiştirilebilir faktörlere bağladığımız bir algı dönüşümü gerçekleştirmektir. Geçmişteki olumsuz deneyimleri gerçekçi bir gözle yeniden değerlendirip küçük ve başarılabilir adımlarla ilerlemek, zihnin kontrolü yeniden ele almasını sağlayan en kritik başlangıç olabilmektedir.

Kaynakça
  1. Cemalcilar, Z., Canbeyli, R., & Sunar, D. (2003). Learned helplessness, therapy, and personality traits: An experimental study. The Journal of social psychology, 143(1), 65-81.
  2. Dweck, C. S. (1975). The role of expectations and attributions in the alleviation of learned helplessness. Journal of Personality and Social Psychology, 31(4), 674–685. https://doi.org/10.1037/h0077149   
  3. Hall, C., Goodwin, D., Heleski, C., Randle, H., & Waran, N. (2008). Is there evidence of learned helplessness in horses?. Journal of Applied Animal Welfare Science, 11(3), 249-266.
  4. He, H. (2021). Students' learned helplessness and teachers' care in EFL classrooms. Frontiers in Psychology, 12, 806587.
  5. Overmier, J. B., & Seligman, M. E. (1967). Effects of inescapable shock upon subsequent escape and avoidance responding. Journal of comparative and physiological psychology, 63(1), 28.
  6. Saini, G., Seema, S., & Jaitley, R. (2024). Understanding Postpartum Depression through Learned Helplessness Theory. The Open Psychology Journal, 17(1).
  7. Song, X., & Vilares, I. (2021). Assessing the relationship between the human learned helplessness depression model and anhedonia. PloS one, 16(3), e0249056. https://doi.org/10.1371/journal.pone.0249056   

Benzer Makaleler
Herkesten Üstün Olduğunu Zannetmek: Narsizm
Görgülü Kuşlar Neden Gördüğünü İşler?
“Öpeyim De Geçsin!” Sözü Bilimsel Bir Gerçekliğe Sahip Olabilir Mi?
“Her Şey Senin Kafanın İçinde!”: Dijital İletişimde Şiddet
Şarkılar Neden Aklımızda Bozuk Plak Gibi Çalıp Durur?
Nostalji Sevmeye Programlı Olabilir Misiniz?
Düzeni Sağlamak; Kırık Camlar Teorisi
Parkinson Yasası  Nedir?
İnternet Oyunlarının Türü Bağımlılığa Sebep Olabilir Mi?
Cahil Cesareti: Dunning-Kruger Sendromu
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER