Konya Bilim Merkezi BilimUp

James Webb ve Hubble, Kedi Başını Andıran Bir Bulutsuyu Görüntüledi

Demet Demir
2 dk
18

NASA’nın Hubble ve James Webb uzay teleskopları, Karina Bulutsusu içinde yer alan ve görünümü nedeniyle “Kedi Başı Bulutsusu” olarak anılan küçük bir bölgeyi görüntüledi. NASA’ya göre bu yapı, Dünya’dan yaklaşık 7.500 ışık yılı uzaklıktaki geniş bir yıldız oluşum alanının parçası. Açıklamada, bölgenin “kedi başı”na benzetilmesinin nedeninin; sağa dönmüş bir baş ve parlayan bir “göz” görünümü olduğu belirtiliyor.

                                                               

Bu Bölge Neden Dikkat Çekiyor?

NASA’nın yayımladığı bilgilere göre bu bölge, yıldız oluşumunun sürdüğü dinamik bir gaz ve toz yapısı. Hubble ve Webb’in aynı alanı farklı dalga boylarında incelemesi, gökbilimcilerin yıldız oluşumunun karmaşık süreçlerini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor.

Hubble Bu Görüntüde Ne Gösteriyor?

Hubble’ın görünür ışık gözlemlerinde, koyu ve opak bir toz sütunu dikkat çekiyor. NASA, bu görüntüdeki kırmızımsı parlayan “göz” bölgesinin, toz içinde gömülü genç bir yıldızı işaret ediyor olabileceğini belirtiyor. Görüntüde ayrıca iyonlaşmış gaz emisyonları ve yıldız ışığının toz tarafından saçılmasıyla oluşan parlak alanlar da görülüyor.

Webb Bu Bölgeye Nasıl Farklı Bakıyor?

James Webb Uzay Teleskobu’nun yakın kızılötesi görüntüsü ise aynı yapının iç ayrıntılarını daha belirgin biçimde ortaya çıkarıyor. NASA’nın açıklamasına göre Webb, toz sütununun yapısını, çok sayıdaki yıldızı ve hatta bazı arka plan galaksilerini görünür kılıyor. Sarımsı parlayan “göz” bölgesi burada da seçiliyor ve bunun toz içine gömülü genç bir yıldız olabileceği değerlendiriliyor.

Bu Şekil Nasıl Oluşmuş Olabilir?

NASA, “kedi başı”na benzeyen yapının zaman içinde Karina Bulutsusu’ndaki büyük kütleli yıldızlardan gelen güçlü morötesi ışınım ve yıldız rüzgârlarıyla şekillenmiş olabileceğini belirtiyor. Bu süreçte çevredeki gaz ve toz aşınırken, daha yoğun maddeler göreli olarak daha uzun süre ayakta kalabiliyor. Açıklamada, bu aşındırıcı etkinin yıldız oluşum bölgelerinde sık görülen foto-buharlaşma benzeri süreçlerle ilişkili olabileceği ifade ediliyor.

Benzer Makaleler
Türkiye Bilim Olimpiyatlarında 78 Madalya ile Rekor Kırdı
Antalya'da 4.700 Yıllık Gemi Batığı Keşfedildi
Mars’tan Gelen En Eski Gök Taşlarından Biri İncelendi
Kütahya'da Yaklaşık 4 Bin Yıllık Köpek Pati İzleri Bulundu
2026 Tıp Nobeli, Beyin Hücrelerini Işıkla Kontrol Etmeyi Sağlayan Optogenetik Çalışmalarına Verildi
Güneş’e Ne Kadar Yaklaşabiliriz?
Dünyanın En Tehlikeli 10 Hayvanı
James Webb Teleskobu'ndan Jüpiter'in Görüntüleri
Ses Bariyeri Kırılabilir Mi?
2022 Bilimin En'leri
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER