Konya Bilim Merkezi BilimUp

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

5 dk
171

İnsan sağlığını tehdit eden önemli bir sağlık sorunu olan hipertansiyonu tanıyor musunuz? Gelin bu hastalığı beraber inceleyelim.

Bildiğiniz üzere kan, vücudumuzda dolaşan hayati fonksiyonlarımızı yerine getirmemizi sağlayan önemli bir bileşendir. Kan, damarlar sayesinde vücutta gezer. Dolaşım sırasında kanın damarlara yaptığı basınca tansiyon denir. Kanın damarlara yaptığı bu basınç, çeşitli faktörlerin de etkisiyle gün içinde değişiklik gösterebilir. İki farklı tansiyon türü vardır; bunlardan biri, kalbin kasılması sırasında damarlara yaptığı basınçtır. Buna tıp dilinde, sistolik basınç denir ve büyük tansiyon olarak da bilinmektedir. Bir diğeri ise; kalbin gevşemesi sırasında damarlarda meydana gelen basınçtır. Tıp dilinde diyastolik basınç denir ve küçük tansiyon olarak da bilinmektedir.

Kan basıncı, tansiyon ölçüm aleti ile hesaplanır.

Normal insanlarda büyük tansiyonun 120-129 mmHg, küçük tansiyonun 80-84 mmHg olması uygun tansiyon değerleridir. Kan basıncının 130-139/85-89 mmHg olması yüksek normal tansiyon olarak adlandırılır. Kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması hipertansiyondur. Tedavi edilmemiş ya da kontrol altına alınmamış hipertansiyon, başlıca sağlık sorunlarından birisidir.

Yüksek tansiyon sinsi bir hastalıktır. Bu özelliğinden ötürü her yaşta görülebilir. Erkeklere oranla kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Türkiye’de hipertansiyon hastalarının önemli bir kısmı (% 53), orta yaş grubundadır. Altmış yaşın üzerinde hipertansiyon görülme sıklığı % 60-80’lere kadar yükselmektedir. Ülkemizde hipertansiyon görülme sıklığı yüksek olmasına rağmen, hastaların sadece %40’ı bunun farkındadır.

Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ortaya çıksa da bazen; baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, sersemlik, burun kanaması, göğüste baskı hissi gibi spesifik olmayan belirtilerle kendini gösterebilir.

Hipertansiyonun, primer (birincil- esansiyel) ve sekonder (ikincil) hipertansiyon olmak üzere iki tipi vardır. Primer hipertansiyonun bilinen en sık nedenleri; genetik faktörler, fazla tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, fazla kilo, stres, sigara ve aşırı alkol tüketimidir. Bu nedenler dışında, hipertansiyon hastalarının yüzde 90-95’inde hipertansiyonun nedeni belli değildir. Primer (birincil-esansiyel) hipertansiyon olarak adlandırılan bu yüksek tansiyon tipi, zaman içinde kademeli olarak gelişir.

Hastaların yüzde 5-10’unda görülen sekonder (ikincil) hipertansiyon ise; böbrek ve tiroid bezi hastalıklarından, uyku apnesi ve günlük hayatta kullandığımız bazı ilaçların etkisiyle ortaya çıkabilmektedir.

Peki hipertansiyon neden zararlıdır, yüksek tansiyonla yaşanamaz mı?

Maalesef yaşanamaz. Hipertansiyonda; basınca maruz kalan damarlar, kendilerini korumak için kalınlaşmaya başlarlar. Aynı zamanda yüksek tansiyon, damarların iç tabakasını zedeler ve zaman zaman yırtılmalara sebep olur. Bunlar sonucunda damar sertliği meydana gelir. Damar sertliği, hangi organda meydana gelirse ona zarar verir. Yüksek tansiyon, bu etkisinden dolayı damarca zengin organlara büyük zararlar verebilmektedir. Hipertansiyon; kalp hastalığı, felç, boyun ve bacak damarlarında tıkanma, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına sebep olur.

Yüksek tansiyonla başa çıkabilmek için neler yapabiliriz?

Hipertansiyonun temel tedavisinde; ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri olmak üzere iki önemli unsur vardır. Kişi sağlıklı olduğu kiloyu bilmeli ve o kiloda olmalıdır. Vücut kütle indeksiniz 25 kg/m2 ’nin üzerinde ise kilo vermeniz gerekir. Tuz, alkol, sigara, doymuş yağlardan uzak durulmalıdır. Meyve ve sebze tüketimi artırılmalı, düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz yapılmalıdır. Bazı durumlarda kan basıncını azaltmak için bu gibi yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmayabilir. Özellikle kan basıncı değerleri 160/100 mmHg ve üzerinde ise mutlaka tansiyonu düşürmek için yaşam tarzı değişiklikleri ve beraberinde ilaç tedavisi gerekir.

Hipertansiyon belirtilerine sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, gün içinde belirli aralıklarla tansiyonunuzu ölçüp kaydetmelisiniz. Ölçüm değerleriniz yüksekse en kısa zamanda ilgili hekiminize başvurmalı ve yaşam tarzınızda belirtilen değişiklikleri uygulamalısınız.


Benzer Makaleler

Antibiyotik Direnci
Şizofreni Nedir? Şizofreni Belirtileri Nelerdir? Şizofreni Hastalığının Tedavisi Var Mı?
Seyahat Etmek Beyninizin Bağlantı Kurma Kapasitesini Artırır
Soğuk Suya Maruz Kalmanın Vücuda Etkileri Nelerdir?
On Bin Adım Gerçekten Sağlıklı Mı?
Dünya Tarihinden İlginç Histeri Vakaları
Diş sağlığınız kalp sağlığınızı etkileyebilir
İdrar Kaçırma Neden Gerçekleşir?
Gürültü Kirliliği Kalp Ritmini Bozuyor
Kalp Sesimizin Kaynağını Biliyor Musunuz?
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER