Konya Bilim Merkezi BilimUp

Fosilleşmiş Dişleriyle Tanımlanan En Eski Memeli Türü

Hasan Gürel
8 dk
542

Rio Grande do'daki gizemli Geç Triyas dönemi kayalıklarında yapılan heyecan verici bir keşif, bilim dünyasını şaşırtmaya devam ediyor. Araştırmacılar, fosil diş metoduyla tespit edilen ve Brasilodon quadrangularis adı verilen antik bir kır faresi türünü günümüzde bilinen en eski memeli olarak tanımladılar. Bu harika keşif, daha önce kaydedilen en yaşlı memelinin yaşını yaklaşık 20 milyon yıl geriye çekiyor. Bugüne kadar bilinen en eski memeli olarak kabul edilen Morganucodon, yaklaşık 205 milyon yıl öncesine tarihleniyordu.

Fosillerin ortaya çıktığı bu muazzam kayalar, dinozorların hüküm sürdüğü Geç Triyas döneminde, yaklaşık 225 milyon yıl önce oluştu. Bu tarih, tarihin en şok edici kitlesel yok oluş olayı olan Permiyen-Triyas (Dinazor göktaşı) kitlesel yok oluşundan yaklaşık 25 milyon yıl sonra gerçekleşiyor. Bu yeni keşfedilen memeli kır faresi, difiyodonti adı verilen ilginç bir özelliğe sahiptir: Bu tür iki ardışık diş takımına sahiptir ve bu diş takımlarından birini yedek olarak kullanmıştır. Bu özellik, insanlar da dahil olmak üzere difiyodont hayvanlarda görülür. Difiyodonti, memelilerin benzersiz özelliklerinden biridir ve sıcak kanlılık, kürk ve canlı doğumla ilişkilendirilir.

Fosil Yaşının Tespitinde Kullanılan Fosil Diş Metodu Nedir?

Fosil diş metodu, paleontologlar ve diğer bilim insanlarının, fosilleşmiş dişlerin özelliklerini inceleyerek eski organizmaların yaşını, diyetini ve diğer yaşam biçimleriyle ilgili bilgileri belirlemesine olanak tanıyan bir araştırma yöntemidir. Fosil dişler, genellikle fosil kayıtlarında korunma olasılığı daha yüksek olan sert ve dayanıklı yapıları nedeniyle, eski hayvanlar hakkında değerli bilgiler sunar.

Fosil diş metodu sayesinde; yaş tayini, tür tanımı, beslenme biçimi, ekoloji ve yaşam alanı tespit edilebilir. Fosil dişlerin aşınma düzeyi ve diş gelişimi, organizmanın yaşını tahmin etmeye yardımcı olabilir. Bu tahmin, eski organizmaların yaşam süreleri ve yaşam evrelerine ilişkin bilgiler sağlar. Dişlerin şekli, boyutu ve yapıları, paleontologların fosil türlerini tanımlamasına ve sınıflandırılmasına yardımcı olabilir. Dişlerin morfolojisi ise, organizmaların diyetlerine ve beslenme alışkanlıklarına dair ipuçları sunar. Örneğin, keskin ve yırtıcı dişler etçil diyetlere işaret ederken, düz ve geniş yüzeyli dişler otçul diyetlere işaret eder.

Fosil diş metodu, genellikle diğer paleontolojik ve jeolojik yöntemlerle birleştirilerek, eski organizmalar ve ekosistemler hakkında daha eksiksiz ve doğru bir resim elde etmeye yardımcı olur. Bu yöntem, memeliler, sürüngenler, balıklar ve diğer omurgalıların gelişimleri ve ekolojik tarihine dair bilgiler sağlar.

Memelilerde Difiyodont Diş Görünümü (Sergio F.,2022)

En Eski Memeli Türünü Öğrenmek Ne Anlama Geliyor?

Memeliler, taksonomik açıdan büyük öneme sahip bir hayvan grubudur. Şu anda yaşayan yaklaşık 6.400 memeli türü bulunmakta olup, bu türlerin her biri biyolojik çeşitlilik açısından zengin bilgiler sunar. Memeliler, sınıflandırma sistemi içerisinde Chordata şubesinin, Vertebrata alt şubesi ve Mammalia sınıfı üyeleridir. Memeliler, sıcak kanlılık, kürk, canlı doğum, karmaşık sosyal yapılar ve beynin gelişmiş olması gibi ortak özelliklere sahip oldukları için taksonomik olarak benzersizdirler.

Brasilodon quadrangularis'in keşfi, memelilerin taksonomik önemini ve gelişimsel süreçlerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bu fosil, memelilerin ve diğer canlıların geçmişte nasıl yaşadığını, hangi adaptasyonları geliştirdiğini ve hangi ortamlarda yaşadığını anlamamıza katkıda bulunur. Ayrıca, bu keşif sayesinde, memelilerin daha erken bir sürede ortaya çıkmaya başladığını ve bu süre zarfında nasıl geliştiğini keşfedebiliriz. Bu türün difiyodonti özelliğine sahip olması, memelilerin diş morfolojisi ve işlevi açısından da önemli bilgiler sunar. Bu tür keşifler, memelilerin ve ekosistemlerin tarihine ve biyolojik çeşitliliğine ilişkin değerli bilgiler sağlayarak, modern hayvanların davranışlarını ve ekolojik rollerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur.

Brasilodon'un büyüklüğü ve yaşam alanı tercihleri göz önüne alındığında, muhtemelen günümüzün kır farelerine benzer bir yaşam tarzını benimsemiş olması düşünülüyor. O zamanlar dünya sürüngenlerle doluydu ve ilk dinozor türlerinin çoğu değişerek gelişiyordu. Bu nedenle, bu eski kır faresi türü büyük olasılıkla gündüz saatlerini yuvalara saklanarak geçiriyor ve gece yiyecek toplamak için dışarı çıkıyordu.

Taksonomi Nedir?

Taksonomi, tarihsel olarak birçok bilim insanının katkılarıyla geliştirilmiş bir bilim dalıdır. Ancak, modern taksonominin babası olarak kabul edilen kişi, İsveçli bilim adamı Carl Linnaeus (1707-1778) olarak bilinir. Linnaeus, türlerin sınıflandırılması ve adlandırılması için sistemli bir yöntem olan binominal nomenklaturu (ikili adlandırma sistemi) oluşturmuştur.

Linnaeus'un bu sistemi, tüm canlıları, türlerin benzer özelliklerine göre sınıflandıran, hiyerarşik ve kademeli bir yapıya dayanıyordu. Bu yapı, önce türler, sonra cinsler, ardından familyalar, takımlar, sınıflar ve en sonunda şubeler (aynı zamanda filum olarak da adlandırılır) olarak adlandırılan alt ve üst düzey grupları içeriyordu. Bu sınıflandırma, türlerin bilimsel adlarının Latince verilmesi ve her türün adının cins adı ve tür epitetinden (tür adı) oluşmasıyla gerçekleştirildi.


Linnaeus'un binominal nomenklatur sistemi, taksonominin temelini oluşturur ve günümüzde hala kullanılır. Bu sistem, yaşamın çeşitliliğini ve organizmalar arasındaki ilişkileri daha iyi anlamamıza ve araştırmamıza olanak tanır. Günümüzde taksonomi, moleküler biyoloji ve genetik biliminin ilerlemesi sayesinde, filogenetik yöntemlerle daha da geliştirilmiştir. 

Taksonomi Bilgisi Canlılık Tarihi İçin Neden Önemlidir?

Taksonomi; canlıların oluşum sırasının önemini, yaşamın çeşitliliği ve karmaşıklığını anlamamızı sağlar ve düzenli bir şekilde sınıflandırmamıza olanak tanır. Taksonomi, canlı organizmaların sınıflandırılması, tanımlanması ve adlandırılması bilimidir ve genellikle biyolojinin bir dalı olarak kabul edilir. Biyologlar ve diğer bilim insanları için, doğadaki organizmalar arasındaki ilişkileri anlamaya ve analiz etmeye yardımcı olan bir araçtır.

Taksonominin bilim tarihindeki önemli katkılarından bazıları şunlardır:

Organizmaların sınıflandırılması: Taksonomi, türlerin ve diğer taksonların sistematik sınıflandırılmasıyla, dünyadaki biyolojik çeşitliliği anlamamızı ve yönetmemizi sağlar. Organizmaların sınıflandırılması, türlerin korunması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından önemlidir.

Tür ilişkilerinin anlaşılması: Taksonomi, organizmalar arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmamıza ve canlıların ortak atalarını anlamamıza yardımcı olur. Bu bilim alt dalı, evrilme süreçleri ve türlerin nasıl geliştiğini daha iyi anlamamıza olanak tanır.

Biyolojik bilginin düzenlenmesi: Taksonomi, yaşamın karmaşık çeşitliliğini düzenlememize ve anlamamıza yardımcı olur. Bilgi birikimi arttıkça, taksonomi bilimsel araştırmalarda temel bir rol oynar ve organizmalar hakkındaki bilgilerin düzenli bir şekilde sunulmasını sağlar.

Bilimsel iletişim: Taksonominin sağladığı ortak dil, bilim insanlarının dünya çapında türler ve organizmalar hakkında bilgi paylaşmasına ve işbirliği yapmasına olanak tanır. Bu, biyolojik bilginin hızlı ve etkili bir şekilde yayılmasına ve yeni keşiflerin daha kolay yapılmasına katkıda bulunur.

Ekoloji ve biyocoğrafya: Taksonomi, türlerin dağılımını ve ekolojik rollerini anlamamıza yardımcı olur. Bu, ekosistemlerin işleyişini ve organizmaların çevreyle olan etkileşimlerini daha iyi anlamamızı sağlar.

Kaynakça
  1. Sergio F., Diphyodont tooth replacement of Brasilodon—A Late Triassic eucynodont that challenges the time of origin of mammals, Journal of Anatomy, Volume 241, Issue6, December 2022 Pages 1424-1440, https://doi.org/10.1111/joa.13756 
  2. https://www.cbd.int/gti/taxonomy.shtml 
  3. https://phys.org/news/2022-07-analyses-giant-fossilized-megalodon-teeth.html 
Benzer Makaleler
Bitkiler de Konuşur
Kahve ya da Çay Tercihimizi Genler mi Belirler?
Arılar Kovanlarını Nasıl Koruyor; Propolis ve Arı Sütü
Uyku Gerçekten Dinlendirir Mi?
Hapşırmak Sadece İnsanlara Mı Özgüdür?
Böcekler Neden Işık Etrafında Toplanır?
Aksolotl Semenderleri Beyinlerini Nasıl Yenileyebiliyor?
Acıyı Algılayamayan Beynimiz Nasıl Ağrıyor?
İlk Hücre Teorisi: Yaşam Nasıl Ortaya Çıktı?
İlaçlar Nasıl Onaylanıyor?
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER