Konya Bilim Merkezi BilimUp

Ağrıyı Ölçmenin Yeni Yolları: Ağrının Yoğunluğunu Öğrenebilir Miyiz?

4 dk
169

Bir yerimiz ağrıdığında refleks olarak bağırırız ve bağırdıkça acımızın daha çabuk dineceğini düşünüyor olabiliriz. Ayak parmağımızı yere vurduktan sonra bir “Ah!” bile ızdırabımızı yatıştırır gibi görünür. Peki bağırma ile ağrının şiddeti arasında matematiksel düzlemde nasıl bir ilişki vardır? Daha doğrusu, ağrınızın şiddetine puan verebilir misiniz?

Acıyı Puanlamak

Çoğu zaman, ağrıya neden olan gerek fiziksel gerek duygusal karmaşıklığın ve ağrı yoğunluğunun derecelendirmesi yapılır. Acılar matematikselleştirilerek tek bir rakama sıkıştırmaya çalışılır. Kanada'daki McGill Üniversitesi Fizyoloji Departmanı’ndan Jeffrey Mogil, bu durumun can sıkıcı olduğunu belirtiyor, çünkü ağrıyı 0 (hiç) ile 10 (akla gelebilecek en kötü) arasında derecelendirmek yanlıştır. Acı, doğası gereği özneldir. Bu öznellikten kurtulabilmek için niteliksel bir his testi alternatif olarak uygulanabilir. Test şunları kapsayabilir: Bireye bir uyaranla acı uygulanır, sonrasında bireye çeşitli sorular sorulabilir. Bireyden; acıyı ne zaman hissetmeye başladığı, ne zaman rahatsız hissettiği ve uyaranın ne zaman durması gerektiğini belirtmesine yönelik soruların cevapları aranabilir. Profesör Mogil, bireyin ağrısını elde edilen ortalama ağrıyla karşılaştırmasına izin verdiğini, ancak kişinin o anda yaşadığı acı hakkında çok az şey söylediğini açıklamıştır. Bir diğer seçenek ise 1975’ten beri kullanımda olan, değerlendirme yöntemi McGill Ağrı Soru Formu’dur. Yakıcı, sinir bozucu ve kör ağrı gibi yetmiş sekiz farklı tanımlayıcı öneren bir ankettir. Hasta birey, herbiri bir puan değerinde olan niteleyici bu kelimeler arasından durumunu anlattığını düşündüğü kelimeleri seçer. Bireyden aynı zamanda, vücudunun hangi bölgesinde bu ağrıyı hissettiği ve ağrının yoğunluk oranı hakkında da bilgi vermesi istenir. Ancak bu yöntemde de ağrının direkt olarak bir ölçümü yapılmamaktadır.

Teknoloji Bize Bu Alanda Yardımcı Olabilir Mi?

MIT’den bazı araştırmacıların katıldığı çalışmada, taşınabilir bir nörogörüntüleme cihazı aracılığıyla beyin aktivitesini analiz ederek hastanın ağrı seviyesini ölçen bir sistem geliştirdiler. Sistem, bilinçsiz ve iletişim kuramayan hastalarda doktorların ağrıyı teşhis etmesine ve o hastaları daha rahat bir şekilde tedavi etmesine yardımcı olabilir. Bu da ameliyattan sonra meydana gelebilecek kronik ağrı risklerini azaltabilir. Çalışmada, fonksiyonel yakın-kızılötesi spektroskopi (fNIRS) adı verilen bir nörogörüntüleme tekniğinden yararlandılar. Hastanın kafasında farklı konumlara yerleştirilen sensörlerin oksijenli hemoglobin konsantrasyonlarını ölçerek nöron aktiviteleri ölçüldü. Yalnızca birkaç fNIRS sensörü kullanarak ağrıyı işlemede önemli bir rol oynayan prefrontal korteksteki aktivite ölçülebilir. Araştırmacılar, ölçülen beyin sinyallerini makine öğrenmesi yöntemi aracılığıyla işleyerek ağrı tepkileriyle ilişkili olan oksijenli hemoglobin seviyeleri modellerini tespit edebilen kişiselleştirilmiş modeller geliştirdiler. Sensörler doğru bölgelerde olduğunda, bu modeller bir hastanın ağrı yaşayıp yaşamadığını yaklaşık %87 oranında doğru tespit edebiliyor.


Ne Tür Sinyaller Elde Edildi?

Yakın-kızılötesi ışığın farklı dalga boyları kafatasından geçerek beyne ulaşır. Bir hasta incindiğinde, beynin ağrıyla ilişkili bölgelerinde oksijenli hemoglobinde keskin bir artış ve oksijensiz hemoglobinde azalma görülür. Oksijenli ve oksijensiz hemoglobin, dalga boylarını farklı şekilde emer bu da kaydedilen sinyallerde hafif farklılıklar ortaya koyar. Kızılötesi sinyaller sensörlere iletildiğinde, beynin farklı bölgelerinde bahsedilen iki farklı hemoglobin tipinin ne kadar bulunduğunu hesaplamak için kullanılır. Ancak geleneksel fNIRS sistemlerinde, sensörler hastanın kafasının her bölgesine yerleştirilir. Bu sistemin kurulması yatış pozisyonundaki hastalar için kolay olmayabilir. Ayrıca, sistem ameliyat olan hastalar için de pek mümkün değildir. Bu nedenle, bu çalışmada fNIRS sistemi yalnızca prefrontal korteksten gelen sinyalleri spesifik olarak ölçmek için uyarlanmıştır. Böylece sensörlerin yalnızca alın bölgesine yerleştirmesi yeterli olmuştur. Sonuç olarak, hastaların ağrı seviyesi niceliksel olarak belirlenebilir.


Kaynakça
  1. Melzack R. The McGill Pain Questionnaire: major properties and scoring methods. Pain. 1975 Sep;1(3):277-299. doi: 10.1016/0304-3959(75)90044-5. PMID: 1235985.
  2. https://news.mit.edu/2019/detecting-pain-levels-brain-signals-0912
  3. https://www.mcgill.ca/psychology/jeffrey-mogil
  4. http://www.paed.org.tr/file-2480929b2ee40640eb324e5814c289
  5. https://sozluk.gov.tr/
  6. https://www.newscientist.com/article/mg25634132-600-new-ways-to-measure-pain-can-help-us-communicate-how-bad-it-really-is/

Benzer Makaleler

Antibiyotik Direnci
Şizofreni Nedir? Şizofreni Belirtileri Nelerdir? Şizofreni Hastalığının Tedavisi Var Mı?
Seyahat Etmek Beyninizin Bağlantı Kurma Kapasitesini Artırır
Soğuk Suya Maruz Kalmanın Vücuda Etkileri Nelerdir?
Çok Şeker Yemek Diş Çürütür mü?
On Bin Adım Gerçekten Sağlıklı Mı?
Dünya Tarihinden İlginç Histeri Vakaları
Diş sağlığınız kalp sağlığınızı etkileyebilir
İdrar Kaçırma Neden Gerçekleşir?
Gürültü Kirliliği Kalp Ritmini Bozuyor
ANASAYFA
RASTGELE
KATEGORİLER
POPÜLER
EN YENİLER